Critics around the world (Turkish)

LA TRAVIATA – PALERMO – TEATRO MASSIMO / TULIO SERAFIN

Giornale d’Italia: Genç Türk soprano Leyla Gencer fevkalade bir sese ve kudretli bir sahne nefesine sahip olup, Traviata’yı en mükemmel İtalyan geleneğine uygun tarzda oynamıştır.

Sicilia del Popolo: Leyla Gencer hali hazırda sadece Türkiyenin değil Avrupanında en iyi sopranosudur.

FRANCESCA DA RIMINI – SAN FRANCISCO

Time: 29 yaşındaki zarif bir hanım olan Leyla Gencer, San Francisco Operasında ki İtalyan sanatkarların tasvibkar tebessümleri ve davetkar bakışları ardından prova sahnesine çıktı. Adler, “Francesca” operasına Tebaldi gelmeyince kendisini angaje etmişti. San Francisco’lu dinleyiciler bu eski opera eserini mebzul aryalarına rağmen sıkıcı ve durgun bulmakla beraber soprano Gencer’i dinlenmeye layık bir sanatkar olarak gördüler. Gencer’in sesi kuvvetli, tatlı, gezel ve hisleri kabartıcı kudrettedir. Amerika onun sesini daha çok dinleyecektir.

Call-Bulletin Dergisi (Marie Hicks Davidson): Bayan Gencer, şahsen çok benzediği Eleanor Duse kadar büyük bir sanatkar olduğunu ispat etmiştir. Sesi gayet zengin, pes ve tiz tonlarda aynı kolaylıkla söyleyebilmektedir. Bilhassa tiyatro artisti olarak başarısı eşsizdir. Sahneyi bir kraliçe edasıyla dolduruyor. Leyla Gencer kendisini opera dünyasının seçilmişlerinden biri olarak kabul edebilir.

ANNA BOLENA – GLYNDEBOURNE

Sunday Telegraph (John Werrack): Glyndebourne bu operayı canlandırmakla takdire şayan bir iş görmüştür ve şüpheniz Leyla Gencer takdiri en fazla hak eden sanatçı olmuştur.

Observer (Peter Heyport): Biraz çekingen bir başlangıçtan sonra Leyla Gencer, rolüne ve sesine tam bir hakimiyetle hafızalardan uzun süre silinmeyecek bir kişilik yaratmıştır.

MADAMA BUTTERFLY – NAPOLI

Il Mattino: San Carlo yönetimi bu defa Cio-Cio-San rolünü, geçen mevsimin “Cavalleria Rusticana” operasının parlak buluşu olan Leyla Gencer’e tevdi etmekle büyük isabet gösterdi. Gencer, artistik hassasiyeti ve söylemedeki asaleti ile Butterfly’ın eşsiz icracısı idi. Kendine has tarzı bu genç ama şimdiden ünlü sopranonun temayyüllerini derhal sezen dinleyicileri fethetti. Leyla Gencer hararetli alkışlardan sonra ünlü aryasını tekrar etmiştir.

Leyla Gencer Madama Butterfly operqasının 50. Yıldönümü münasebetiyle verilen temsillerde oynadı. Leyla Gencer bu operada ilk kez rol almaktadır.

LUCIA DI LAMMERMOOR – SAN FRANCISCO

Call-Bulletin Dergisi (Marie Hicks Davidson): Lilly Pons gibi, Mada Robins gibi bu rolü başarı ile üzerlerine almış olanları takdirle anmakla beraber Leyla Gencer’in hepsinin üstüne yükselmiş olduğunu söylemeliyim. Gencer ince sanatçılığı sayesinde meşhur delilik sahnesinde dahi şuurunu kaybetmiş opera kahramanının ta kendisydi. Bu, her şeyi paramparça eden, bir ihtiras sahnesi değil, sonsuz ızdırabın sükunetle fakat içten duygusu idi. İstanbul, Leyla Gencer’i takdir etmekle seni selamlıyoruz. Gerek sesi gerekse sahneyi doldurmak bakımından Gencer harikulade idi. Ariasının sonunda sürekli alkışlar topladığı gibi dedlilik sahnesi sonunda aklışlar, bravolar tükenmek bilmedi. Leyla Gencer’in sesi saf, parlak olup Donizetti’nin cidden güç operasını adeta belirli bir gayret sarfetmeden kolaylıkla söylemeye muaffak oldu.

San Francisco Chronical (Alfred Frankenstein): Eğer Leyla Gencer, Lucia’yı söylediği zaman elde ettiği büyük muaffakiyetler kazanmaya devam ederse, oda, haftalardan beri ilk kez olarak bu sütunlarda ismi zikredilmeyecek olan bazı şöhretli prima donnalar gibi hududsuz gururla hareket etmeye gerçekten hak etmiş olur. Leyla Gencer’in ses sanatı, bir lirik sopranonun dolgun ve pürüzsüz tonuna bir kolaraturun hafiflik ve ses cambazlığına meczedebilmesi bakımından bilhassa dikkate ve takdire şayandı. Parlak bir dantela gibi işlenmiş müziği tatlı bir kolaylıkla ve emniyetle söyledi va had derecede müessir ses kabiliyetine ilaveten bizleri fevkalade cazip bir temsil kudretide göstermiş oldu. Kısacası Leyla Gencer davasını nihayet kat’i bir şekilde kazanmış oldu.

LA TRAVIATA / LUCIA DI LAMMERMOOR – SAN FRANCISCO

Oakland Tribune (Cifford Gessler): Maria Callas gibi adeta ilahileşmiş bir halk sevgilisinin yerini almak gibi fevkalade müşkül bir durumda sahneye çıkmış olan Gencer, aynı operda ilk defa San Franciscoluların karşısına çıkmakta olan diğer büyük sanatçı Umberto Berghi isimli cidden gür sesli şahsiyet sahibi bir baritonun sahnede mevcudiyetini adeta unutturmuştur. Bir hafta evvel de Traviata’da hemen aynı başarıyı kazanmış olan Gencer için “operamız sahnesine şeref bahşetmiş en inanılır, aslına en uygun Violetta”lardan biri sıfatını kullanabiliriz. Traviata baştan sona Gencer’in operasıydı.

DON CARLOS – SAN FRANCISCO

San Francisco News: Bütün güzelliği ile Kraliçe Elizabeth’i temsil etti
Call Bulletin Magazine: Sahende ender bir güzellik, zngin bir ses tonu, mükemmel piannissimolar

San Francisco Chronicle: Mükemmel teknik, gayet geniş bir musiki anlayışı ile İspanyol Kraliçesini prüzsüz olarak canlandırdı.

6 MARCH 1982 – IL PICCOLO

Daima en zengin ve en orjinal programların arayışında olan Gencer’in piyanist Vincenzo Scalera eşliğinde verdiği bu konser son derece parlak ve başarılıydı.

No comments:

Post a Comment