İSTANBUL FOUNDATION FOR CULTURE ARTS[Social Media Post]
2025.05.10
LEYLA GENCER OPERA SANAT[Social Media Post]
2025.05.10
OPERA MAGAZINE [Social Media Post]
2025.05.10
OPERA NEWS[Social Media Post]
2025.05.10
SARANICO OPERA[Social Media Post]
2025.05.10
2024 [16th Anniversary]
CONCERTIN MEMORY OF LEYLA GENCER
CENGİZ SAYIN & TULIO GAGLIARDO
2024.05.14
AHMED ADNAN SAYGUN SANAT MERKEZİ, İZMİR
DON GIOVANNI IN
MEMORY OF LEYLA GENCER
İSTANBUL STATE OPERA & BALLET
2024.05.09
ATATÜRK CULTURAL CENTER, İSTANBUL
EXCERPT FROM THE EVENT
ANATOLIAN NEWS AGENCY
2024.05.08
Opera sanatçısı Leyla Gencer "Don Giovanni"
eseri ile yad edilecek
İstanbul Devlet Opera ve Balesi (İDOB), 20. yüzyılın en önemli sopranolarından
Leyla Gencer anısına "Don Giovanni" operasını sahneleyecek.
Fatih Türkyılmaz, Ömer Mirza Şeker
İDOB Müdürü ve Genel Sanat Yönetmeni Caner Akgün, Atatürk Kültür Merkezi Türk
Telekom Opera Sahnesi'nde yarın gerçekleştirilecek temsile ve İDOB'a ait arşiv
çalışmasına ilişkin AA muhabirine açıklamalarda bulundu.
Akgün, Leyla Gencer'in 16 yıl önce 10 Mayıs'ta hayata gözlerini yumduğunu
belirterek, "Biz de bu vesileyle 9 Mayıs'taki 'Don Giovanni' temsilimizi
kendisine adıyoruz. Bu tür görünürlükleri ve belirteçleri yapmak istiyoruz
çünkü geçmişiyle ilişki kuran toplumlar ve kurumlar geleceğe de ışık tutuyor.
Eğer biz değer verdiğimizi gösterirsek bizden sonraki kuşaklar da neden önemli
olduğunu araştırmak ister." dedi.
İDOB olarak sosyal medyayı etkin kullandıklarını ve arşiv fotoğraflarını
sanatseverlerin beğenisine sunduklarını ifade eden Akgün, İDOB arşivinde çok
farklı eserlerin bulunduğunu söyledi.
"Elinizdeki bütün materyalleri getirin ve dijital arşivimize
yükleyelim"
Akgün, bilinçli opera seyircisinin doğru arşivleri gören insanlardan
oluşacağına dikkati çekerek, "Bu bizim için çok önemli ve aslında bu işe
başlama ana fikrimiz. Bu bilinçle 1960'ta başlayan serüvenimizi bugüne kadar
taşımak ve dijital ortama yansıtmak istiyoruz. Sanatseverlere açık çağrı
yapıyoruz, elinizdeki bütün materyalleri getirin ve İDOB bunları filtrelerden geçirip
dijital arşivine yüklesin. Dijitalin yanı sıra fiziksel olarak da bu
materyallerin burada yer edinmesini istiyoruz.
İnsan aidiyet duyduğu yerde mutlu olur, aidiyet kurabilmek için de geçmişle
ilişkili olmamız gerekiyor." ifadelerini kullandı.
İDOB'un uluslararası alanda önemli sanatçıların İstanbul'a gelmesini, Türk
sanatçıların da uluslararası platformlarda yer almasını sağladığına vurgu yapan
Akgün, şunları kaydetti:
"Sanat ve sanatçı alışverişini yaptığımız sürece güncel kalacağız. Güncel
kaldığımız sürece de geçmişimizin daha da parıldamasını sağlayacağız. AKM ile
yeniden inşa edilen enerjiyle geçmişte aranan, talep edilen kurum özelliğimizi
yeniden kazanıyoruz. Uluslararası bağlantıları sağlıklı bir şekilde yapan bir
vitrinimiz olması büyük bir kazanç bizim için."
"En büyük amacımız, evrensel kültür sanat kriterlerini yerine getiren bir
kurum olmak"
İDOB solistlerinden 1997'de hayatını kaybeden soprano Zehra Yıldız'a da 1
Haziran'daki "Uçan Hollandalı" temsilini adayacaklarını belirten
Caner Akgün, "Kendisi çok önemli işler yapmıştı. Kariyerinin
zirvesindeyken maalesef talihsiz bir beyin kanamasıyla kendisini kaybettik.
Onun anısına da bu olayı gerçekleştiriyoruz." şeklinde konuştu.
Caner Akgün, haziranda gerçekleşecek 15. Uluslararası İstanbul Opera ve Bale
Festivali'nin önemli bir görünürlük sağladığının altını çizerek, sözlerini
şöyle sürdürdü:
"Festivalde 'Uçan Hollandalı', 'Madame Butterfly', 'Zorba' balesi
temsilleri, bale yarışması, çocuk oyunları, 'Tan Sağtürk ile Bale Dünyası' ve
bizi çok heyecanlandıran 'Carmina Burana' temsili olacak. Carmina Burana'yı
sahneleme şeklimiz gelecekteki yaklaşımımıza mercek tutuyor. Hem sanat
eleştirmenleri hem sanat kuramı üzerine çalışanların ilgisini çekeceğini
düşünüyorum. Boşluk kullanarak kütleler daha çok sıyrılmış, ışıkla kavramsal ve
dolaylı anlatımın daha fazla olduğu modern çizgide bir yaklaşım olacak. Herkesi
bu festivale bekliyoruz. Sezon içerisinde de İDOB'un köklerinden beslendiği
yeni eserleri ve değerlerini andığı yeni etkinlikleri takip etsinler. 7'den
70'e mesaj verirken ve geleceğe yüzünü tutmuş, ideal çizgiler için evrensel
kültür sanat kriterlerini yerine getiren bir kurum olmak en büyük
amacımız."
Opera Sanatçısı Leyla Gencer “Don Giovanni” Eseri ile
Yad Edildi
İstanbul Devlet Opera ve Balesi (İDOB), 20. yüzyılın
en önemli sopranolarından Leyla Gencer anısına Don
Giovanni operasını sahneledi. İDOB müdürü ve genel sanat yönetmeni Caner Akgün,
Leyla Gencer’in 16 yıl önce 10 Mayıs’ta hayata gözlerini yumduğunu
belirterek, “Biz de bu vesileyle 9 Mayıs’taki ‘Don Giovanni’ temsilimizi
kendisine adıyoruz. Bu tür görünürlükleri ve belirteçleri yapmak istiyoruz
çünkü geçmişiyle ilişki kuran toplumlar ve kurumlar geleceğe de ışık tutuyor.
Eğer biz değer verdiğimizi gösterirsek bizden sonraki kuşaklar da neden önemli
olduğunu araştırmak ister” dedi. “Elinizdeki bütün materyalleri getirin ve dijital
arşivimize yükleyelim” Akgün, bilinçli opera seyircisinin doğru arşivleri
gören insanlardan oluşacağına dikkati çekerek, “Bu bizim için çok önemli
ve aslında bu işe başlama ana fikrimiz. Bu bilinçle 1960’ta başlayan
serüvenimizi bugüne kadar taşımak ve dijital ortama yansıtmak istiyoruz.
Sanatseverlere açık çağrı yapıyoruz, elinizdeki bütün materyalleri getirin ve
İDOB bunları filtrelerden geçirip dijital arşivine yüklesin. Dijitalin yanı
sıra fiziksel olarak da bu materyallerin burada yer edinmesini istiyoruz. İnsan aidiyet duyduğu yerde mutlu olur, aidiyet
kurabilmek için de geçmişle ilişkili olmamız gerekiyor” ifadelerini
kullandı. “En büyük amacımız, evrensel kültür sanat kriterlerini
yerine getiren bir kurum olmak” İDOB solistlerinden 1997’de hayatını kaybeden soprano
Zehra Yıldız’a da 1 Haziran’daki “Uçan Hollandalı” temsilini
adayacaklarını belirten Caner Akgün, “Kendisi çok önemli işler yapmıştı.
Kariyerinin zirvesindeyken maalesef talihsiz bir beyin kanamasıyla kendisini
kaybettik. Onun anısına da bu olayı gerçekleştiriyoruz” şeklinde konuştu.
Caner Akgün, haziranda gerçekleşecek 15. Uluslararası
İstanbul Opera ve Bale Festivali’nin önemli bir görünürlük sağladığının altını
çizerek, sözlerini şöyle sürdürdü:“Festivalde ‘Uçan Hollandalı’, ‘Madame Butterfly’,
‘Zorba’ balesi temsilleri, bale yarışması, çocuk oyunları, ‘Tan Sağtürk ile
Bale Dünyası’ ve bizi çok heyecanlandıran ‘Carmina Burana’ temsili olacak.
Carmina Burana’yı sahneleme şeklimiz gelecekteki yaklaşımımıza mercek tutuyor.
Hem sanat eleştirmenleri hem sanat kuramı üzerine çalışanların ilgisini
çekeceğini düşünüyorum. Boşluk kullanarak kütleler daha çok sıyrılmış, ışıkla
kavramsal ve dolaylı anlatımın daha fazla olduğu modern çizgide bir yaklaşım olacak.
Herkesi bu festivale bekliyoruz. Sezon içerisinde de İDOB’un köklerinden
beslendiği yeni eserleri ve değerlerini andığı yeni etkinlikleri takip
etsinler. 7’den 70’e mesaj verirken ve geleceğe yüzünü tutmuş, ideal çizgiler
için evrensel kültür sanat kriterlerini yerine getiren bir kurum olmak en büyük
amacımız.”
Leyla Gencer, vefatının 16. yılında, Don Giovanni
Operası ile anıldı.
Don Giovanni Operası, İstanbul Devlet Opera ve Balesi (İDOB) tarafından, Leyla
Gencer'in vefatının 16. yılına ithafen sahnelendi.
İstanbul Devlet Opera ve Balesi (İDOB) tarafından yapılan açıklamaya
göre, Don Giovanni Operası, Atatürk Kültür Merkezi'nde sanatseverlerle
buluştu. Açıklamada görüşlerine yer verilen İDOB Başrejisörü Caner Akın,
sanatçının yurt dışında ulaştığı büyük başarılara değinerek, Türkiye'yi
Avrupa'da gururla temsil ettiğini aktardı.
Akın, Gencer'in kendi asli milliyetini her zaman hatırlayan, hatırlatan ve
savunan bir sanatçı olarak köklerini hiçbir zaman inkâr etmeyen bir Cumhuriyet
kadını ve sanatçısı olduğunu vurgulayarak, şöyle devam etti: Dünya sanat tarihine iz bırakmış olan Leyla Gencer’in tutkusu, operaya, güzel
şarkı söylemeye karşı hiç kaybetmediği aşkı, sanat ve hayat içindeki duruşu,
bir eseri yorumlarken öncesi ve sonrasında gösterdiği titizlik, disiplin ve
hassasiyetinin yeni gelen kuşaklar üzerinde büyük bir etkisi vardır ve var
olmaya devam edecektir. 4 Mart 1956 yılında Ankara Devlet Opera ve Balesi,
Mozart'ın başyapıtı Don Giovanni'nin Türkiye'deki ilk temsili ile
sanatseverlerle buluştuğunda Leyla Gencer, 'Donna Anna' rolünü Suna Korad ile
dönüşümlü olarak oynamıştır.
Don Giovanni temsilimizi duayen sanatçımız, hocamız,
yol göstericimiz, Türkiye Cumhuriyeti'nin yetiştirdiği en büyük değerlerden
biri olarak 'Devlet Sanatçısı' unvanını gururla taşıyan, 20. yüzyıl opera
dünyasına damgasını vuran ve geniş repertuvarı, lirik sopranodan dramatik
koloratüre uzanan bir yelpazede 72 role can veren Leyla Gencer'e ithafen
gerçekleştiriyor ve değerli anısı önünde saygıyla eğiliyoruz”
Aytaç Manizade’nin sahneye koyduğu eserde Don
Giovanni rolünü Caner Akgün, Leporello'yu Göktuğ Alpaşar, Donna
Anna'yı Özgecan Gençer, Donna Elvira'yı Nesrin
Gönüldağ, Don Ottavio'yu Ufuk Toker, Zerlina'yı Aslı
Ayan, Masetto'yu Alp Köksal, II Commendatore rolünü
ise Umut Tingür yorumladı. Eserde, İDOB Orkestrasını İbrahim Yazıcı,
İDOB Korosunu ise Volkan Akkoç yönetti. Eserin dekor
tasarımını Efter Tunç, kostüm tasarımını Serdar Başbuğ, ışık
tasarımını Kemal Yiğitcan üstlendi.
BİRLİKTE GÜÇLÜYÜZ PLATFORMU[Social Media Post]
2024.05.10
ANKARA STATE OPERA & BALLET[Social Media Post]
2024.05.10
OPERA MAGAZINE, UK [Social Media Post]
2024.05.10
SARANICO OPERA [Social Media Post]
2024.05.10
2023 [15th Anniversary]
ANATOLIAN NEWS AGENCY
2023.05.09
Dünya opera sahnelerinin "La Diva Turca"sı: Leyla Gencer
Milano, Roma, Venedik, Viyana, Paris, Buenos Aires, Londra, Rio de Janerio ve Chicago'da birçok kez başrolde sahne alan, dünyada "Türk Divası" (La Diva Turca) olarak tanınan Leyla Gencer, vefatının 15. yılında yad ediliyor. Hilal Uştuk Asıl adı Ayşe Leyla Çeyrekgil olan sanatçı, tüm dünyada opera sanatına katkıda bulunan ve gelmiş geçmiş en iyi beş kadın opera sanatçısı arasında gösteriliyor. Usta sanatçı Gencer, Safranbolu'nun Yörük köyünden Hasanzade İbrahim Çeyrekgil ile aslen Polonyalı Alexandra Angela Minakovska'nın çocuğu olarak, 10 Ekim 1928'de Polonezköy'de dünyaya geldi. Fransız bakıcısından dil öğrenerek Fransız klasiklerini okumaya başlayan sanatçı, çocukluğunda edebiyat, tiyatro, müzik, sanat ve kültürün her alanında geniş bilgiler edindi. Babasını genç yaşta kaybeden Gencer, 18 yaşındayken İbrahim Gencer ile evlendi. Evlendikten sonra da eğitimine devam eden sanatçı, kariyeri boyunca eşi tarafından desteklendi. Notre Dame de Sion'un ardından gittiği İstanbul İtalyan Lisesi'nden mezun olan Gencer, bir süre Beyazıt Kütüphanesi'nde çalıştı. Reine Gelenbevi, Cemal Reşit Rey ve Muhittin Sadak'tan eğitim aldı.
Leyla Gencer, İstanbul Konservatuvarında şan eğitimi aldığı sırada Reine Gelenbevi, Cemal Reşit Rey ve Muhittin Sadak'ın öğrencisi oldu. Konservatuvardaki ilk gününde La Scala'da sahneye çıkmayı kafasına koyan Gencer, 1946-1949'da İstanbul Şehir Korosunda solo sanatçısı olarak yer aldı. Ankara Devlet Konservatuvarına şan eğitimi vermek üzere davet edilen ünlü İtalyan sanatçı Arangi Lombardi'yi ziyaret ederek sesini dinleten Gencer, performansıyla sanatçıyı etkiledi. Lombardi, Gencer'in konservatuvarı bırakarak kendisiyle Ankara'ya gelmesini isteyince, sanatçı İstanbul Konservatuvarındaki eğitimini yarıda bıraktı. Gencer Ankara'da, İtalyan tenor Apollo Granforte, Adolfo Camozzo, Di Ferdinando, George Reinwald ve Domenico Trizzio'nun da öğrencisi oldu. Usta sanatçı, 1949'da operanın bağlı bulunduğu Devlet Tiyatrosu sınavlarına girdi. Sınavı kazanan Gencer, operanın solist kadrosunda yer olmadığından koro kadrosuna alındı. "İnsan hiçbir zaman köklerini inkâr etmemeli" Opera kariyerine 1950'de Ankara Devlet Tiyatrosunda Cavalleria Rusticana eserindeki "Santuzza" rolüyle adım atan sanatçı, İtalya'da da ilk kez bu rolle seyirci karşısına çıktı. Gencer, ilk sahne deneyimine ilişkin TRT'de 1990'da yayınlanan röportajında, "Ben sahneye ilk adımımı Ankara Devlet Operasında attım ve 'Cavalleria Rusticana' ile başladım. Sene 1950, 15 Ocak. 15 Ocak 1990'da Rossini seminerime başladım, İstanbul Devlet Tiyatrosunda. Bu benim için çok güzel bir olaydı. Aradan şöyle bir 40 sene geçmiş yani kolay değil." ifadelerini kullanmıştı. La Scala'ya ilk gittiğinde yaşadıklarını da aynı röportajda dile getiren sanatçı, şunları söylemişti: "Ben ilk kez İtalya'da Scala'ya gittiğim zaman, (Antonio) Ghiringhelli diye bir umum müdürü vardı. Harpten sonra uzun seneler kaldı. Beni ilk defa Scala'ya davet ettiği zaman, 'Siz büyük bir kariyer yapmak isterseniz bir İtalyan ismi alın.' dedi bana. 'Hayır. Ben kendi ismimle kariyer yapmak istiyorum.' dedim. 'Ama senin ismin bir Türk ismi. İtalyan ismi alırsan diğer Amerikalı arkadaşların gibi, daha çabuk isim yaparsın.' dedi. 'Zararı yok. Ben daha yavaş isim yaparım ama kendi Türk ismimle yapacağım.' dedim. Yani insan hiçbir zaman köklerini inkâr etmemeli." ABD Başkanı Eisenhower için 1953'te Çankaya Köşkü'nde sahne aldı Birçok resmi devlet resepsiyonunda sahne alan Gencer, 1953'te ABD Başkanı Dwight Eisenhower için Çankaya Köşkü'nde verilen konserde, Henry Purcell'a ait "Didone" aryasını söyledi. Leyla Gencer, Fransız Parlamento Başkanı ve Dışişleri Bakanı için ise Faust operasının "Mücevherler" aryasını seslendirdi. Türkiye ile İtalya arasında 1953'te gerçekleştirilen kültür anlaşması kapsamında, Roma'da bir resital vermek üzere görevlendirilen Gencer'in yaşamı ve kariyeri, büyük başarı elde ettiği konserin ardından farklı bir yön kazandı. Konserdeki performansı dolayısıyla RAI Stüdyoları Genel Müdürü ve Müzik Yönetmeni Mairo Labroca, Gencer'i sesini dinletmesi için Napoli'deki San Carlo Operası'na gönderdi. Gencer, San Carlo Operası ile 1954'te Napoli'de gerçekleştirilen yaz festivalinde yeniden "Santuzza" rolünü oynadı. "Yevgeni Onegin" ve "Madam Butterfly"da başrol alan Gencer, "Madam Butterfly" operası için yıl içinde 23 kez sahne aldı. "Napolili Türk" olarak anılmaya başlayan usta sanatçı, "La Traviata"daki "Violetta" rolünü, Avrupa'nın çeşitli kentlerindeki operalarda canlandırdı, uluslararası festivallere katıldı ve piyano eşliğinde resitaller verdi. La Scala'daki başarısıyla primadonna oldu Leyla Gencer, 1956'da San Francisco'da rahatsızlanan Renata Tebaldi'nin yerine 1956'da "San Francesca de Rimini" operasında sahne aldı. San Francisco Operası ile 1957'de "La Traviata" eserinde "Violeta"yı seslendiren sanatçı, "Lucia di 74 Lammermoor" adlı eserde ise Maria Callas'ın yerine "Lucia" rolünü üstlendi. Konservatuvara girdiği ilk günden itibaren hayalini kurduğu, operanın merkezi sayılan Milano'daki La Scala'da 26 Ocak 1957'de sahneye çıkan sanatçı, Francis Poulenc'in "Les Dialogues de Carmelites" operasındaki başarısıyla primadonnalığa yükseldi. Gencer, Milano'da La Scala'da Verdi, Bellini, Donizetti, Mozart, Monteverdi, Tchaikovsky ve Puccini'nin de aralarında bulunduğu ünlü bestecilerin eserlerini başarıyla yorumladı. Londra Royal Albert Hall ve New York Carnagie Hall'de orkestra eşliğinde çok sayıda konser veren sanatçı ayrıca Roma, Napoli, Venedik, Viyana, Paris, San Francisco, Köln, Buenos Aires, Rio de Janerio, Bilbao ve Chicago'da sahne aldı. Leyla Gencer, son kez 1985'te Venedik Fenice Tiyatrosu'nda opera seslendirdi, 1994'te Sevda-Cenap And Müzik Vakfı Onur Ödülü Altın Madalyası'nı aldı. İtalya'da Caruso Ödülü aldı Kariyeri boyunca 23 bestecinin 72 eserini repertuvarına alan sanatçı, konserlerini 1992'ye kadar sürdürdü. Sonraki yıllarda genç sanatçılar yetiştiren Gencer, Ankara ve İstanbul'da opera seminerleri verdi. Gencer, Türkiye'de opera sanatının tanınması ve gelişmesi için birçok çalışmaya imza attı, araştırmacı yönüyle Türk ve dünya operasına önemli katkılarda bulundu. Dönemi itibarıyla unutulmuş birçok opera eserini tozlu arşivleri tarayarak gün yüzüne çıkaran sanatçı, yorumladığı eserleri yeniden opera dünyasına kazandırdı. "Devlet Sanatçısı" unvanını 1988'de alan sanatçı, 2007'de İtalya'da Caruso Ödülü'ne layık görüldü. Opera dünyasına yeni yetenekler kazandırmayı amaçlayan "Leyla Gencer Uluslararası Şan Yarışması" sanatçı adına ilk kez 1995'te düzenlenmeye başladı. Ayrıca 2004'te Türkiye'de Leyla Gencer adına gümüş hatıra parası basıldı. Birçok ülkeden ve kurumdan sayısız ödülle nişan alan Gencer'e, pek çok ülke vatandaşlık teklifinde bulundu. Tekliflerin tamamını geri çeviren sanatçı, "Ben, Anadolu çocuğuyum." diyerek, yaşamı boyunca Türk vatandaşlığını onurla taşıdı. Hakkında, Zeynep Oral'ın yazdığı "Tutkunun Romanı: Leyla Gencer" kitabının yanı sıra birçok yazı ve araştırma kaleme alınan Gencer, kalp ve solunum yetmezliği nedeniyle 10 Mayıs 2008'de Milano'daki evinde hayata veda etti.
OPERA STARS OF ISTANBUL UNIVERSITY STATE CONSERVATOIRE
2023.06.02
TÜRKAN SAYLAN CULTURAL CENTER
COMPLETE RECORDING
CONCERT IN
MEMORY OF LEYLA GENCER
İSTANBUL
STATE OPERA & BALLET
2023.05.10
SÜREYYA OPERA HALL
ANATOLIAN NEWS AGENCY
2023.05.10
Leyla Gencer, vefatının 15. yılında yad edildi
İstanbul Devlet Opera ve Balesi (İDOB), 20. yüzyılın
dünyaca tanınmış sopranolarından Leyla Gencer'i, vefatının 15. yılında Kadıköy
Belediyesi Süreyya Operası Sahnesi'nde andı. Hilal Uştuk 10.05.2023
İDOB'dan yapılan açıklamaya göre konserde, Wolfgang
Amadeus Mozart'ın "Figaro'nun Düğünü", "Sihirli Flüt",
Giuseppe Verdi'nin "La Forza del Destino", "Don Carlo",
"Maskeli Balo", "Aida", "I Vespri Siciliani",
Gioachino Rossini’nin "Sevil Berberi", Gaetano Donizetti’nin
"Anna Bolena", Vincenzo Bellini'nin "Norma", Jules
Massenet’in "Manon", Pietro Mascagni'nin "Cavalleria
Rusticana", Camille Saint-Saens'in "Samson ile Dalila" adlı
operalarından aryalar yorumlandı.
Fügen Yiğitgil'in piyanosuyla eşlik ettiği konserde,
Esra Abacıoğlu Akcan, Perihan N.Artan, Aylin Ateş, Aslı Ayan, Jaklin Çarkçı,
Evren Ekşi, Anna Sirel Y. Etyemez, Nesrin Gönüldağ, Gülbin Günay, Otilia İpek,
Nazlı Deniz Süren, Hande Soner Ürben ve Evren Işık Yasemin solist olarak sahne
aldı.
Batı ülkelerinde "La Diva Turca", "La
Gencer", "La Regina" olarak ün yapan Leyla Gencer, Milano, Roma,
Napoli, Venedik, Viyana, Paris, San Francisco, Köln, Buenos Aires, Londra, Rio
de Janerio, Bilbao ve Chicago'da birçok konser verdi.
Başarılı sanatçı, unutulmaz operaların karakterleri
Lucia, Norma, Lady Macbeth, Queen Elizabeth, Floria Tosca, Lucrezia, Madam
Butterfly, Aida ve Violetta karakterlerine uzun yıllar hayat verdi.
Dünya opera tarihine geçen "La Diva Turca": Leyla Gencer
Tüm dünyada opera sanatına katkıda bulunan ve gelmiş geçmiş en iyi beş
kadın opera sanatçısı arasında gösterilen Leyla Gencer, vefatının 14. yılında
anılıyor. Aişe Hümeyra Bulovalı Leyla Gencer, Safranbolu'nun Yörük köyünden Hasanzade
İbrahim Çeyrekgil ile aslen Polonyalı Alexandra Angela Minakovska'nın çocuğu
olarak, 10 Ekim 1928'de Polonezköy'de dünyaya geldi. Fransız bakıcısından Fransızca öğrenerek, Fransız
klasiklerini okumaya başlayan sanatçı, çocukluğunda edebiyat, tiyatro, müzik,
sanat ve kültürün her alanında geniş bilgiler edindi. Babasını genç yaşta kaybeden Gencer, 18 yaşındayken
İbrahim Gencer ile evlendi. Evlendikten sonra da eğitimine devam eden sanatçı,
kariyeri boyunca eşi tarafından desteklendi. Notre Dame de Sion'un ardından gittiği İstanbul
İtalyan Lisesi'nden mezun olan Gencer, bir süre Beyazıt Kütüphanesi'nde
çalıştı. Leyla Gencer, İstanbul Konservatuvarında şan eğitimi
aldığı sırada Reine Gelenbevi, Cemal Reşit Rey ve Muhittin Sadak'ın öğrencisi
oldu. İtalya'nın ünlü opera sanatçılarından Lombardi'yle
çalıştı Konservatuvardaki ilk gününde La Scala'da sahneye
çıkmayı kafasına koyan Gencer, 1946-1949'da İstanbul Şehir Korosunda solo
sanatçısı olarak yer aldı. Ankara Devlet Konservatuvarına şan eğitimi vermek
üzere davet edilen ünlü İtalyan sanatçı Arangi Lombardi'yi ziyaret ederek
sesini dinleten Gencer, performansıyla sanatçıyı etkiledi. Lombardi, Gencer'in
konservatuvarı bırakarak, kendisiyle Ankara'ya gelmesini isteyince, sanatçı
İstanbul Konservatuvarındaki eğitimini yarıda bıraktı. Sanatçı Ankara'da,
İtalyan tenor Apollo Granforte, Adolfo Camozzo, Di Ferdinando, George Reinwald
ve Domenico Trizzio'nun da öğrencisi oldu. Usta sanatçı, 1949'da operanın bağlı bulunduğu Devlet
Tiyatrosu sınavlarına girdi. Sınavı kazanan Gencer, operanın solist kadrosunda
yer olmadığından koro kadrosuna alındı.
Kariyerine "Santuzza" rolüyle başladı Kariyerine 1950'de Ankara Devlet Tiyatrosu'nda
Cavalleria Rusticana eserindeki "Santuzza" rolüyle adım atan sanatçı,
İtalya'da da ilk kez bu rolle seyirci karşısına çıktı. Birçok resmi devlet resepsiyonunda sahne alan Gencer,
1953'te ABD Başkanı Dwight Eisenhower için Çankaya Köşkü'nde verilen konserde,
Henry Purcell'a ait "Didone" aryasını söyledi. Gencer, Fransız Parlamento Başkanı ve Dışişleri Bakanı
için ise Faust operasının "Mücevherler" aryasını seslendirdi. Türkiye ile İtalya arasında 1953'te gerçekleştirilen
kültür antlaşması kapsamında, Roma'da bir resital vermek üzere görevlendirilen
Gencer'in yaşamı ve kariyeri, büyük başarı elde ettiği konserin ardından farklı
bir yön kazandı. Konserdeki performansı dolayısıyla RAI Stüdyoları Genel Müdürü
ve Müzik Yönetmeni Mairo Labroca, Gencer'i sesini dinletmesi için Napoli'deki
San Carlo Operası'na gönderdi. Gencer, San Carlo Operası ile 1954'te Napoli'de
gerçekleştirilen yaz festivalinde yeniden "Santuzza" rolünü oynadı.
"Yevgeni Onegin" ve "Madam Butterfly"da başrol alan Gencer,
"Madam Butterfly" operası için yıl içinde 23 kez sahne aldı. "Napolili Türk" olarak anılmaya başlayan
usta sanatçı, "La Traviata"daki "Violetta" rolünü,
Avrupa'nın çeşitli kentlerindeki operalarda canlandırdı, uluslararası
festivallere katıldı ve piyano eşliğinde resitaller verdi. La Scala'da 1957'de sahneye çıktı Leyla Gencer, 1956'da San Francisco'da rahatsızlanan
Renata Tebaldi'nin yerine 1956'da "San Francesca de Rimini"
operasında sahne aldı. San Francisco Operası ile 1957'de "La
Traviata" eserinde "Violeta"yı seslendiren sanatçı, "Lucia
di 74 Lammermoor" adlı eserde ise Maria Callas'ın yerine "Lucia"
rolünü üstlendi. Konservatuvara girdiği ilk günden itibaren hayalini
kurduğu, operanın merkezi sayılan Milano'daki La Scala'da 26 Ocak 1957'de
sahneye çıkan sanatçı, Francis Poulenc'in "Les Dialogues de
Carmelites" operasındaki başarısıyla primadonnalığa yükseldi. Gencer, Milano'da La Scala'da Verdi, Bellini,
Donizetti, Mozart, Monteverdi, Tchaikovsky ve Puccini'nin de aralarında
bulunduğu ünlü bestecilerin eserlerini başarıyla yorumladı. Londra Royal Albert Hall ve New York Carnagie Hall'de
orkestra eşliğinde çok sayıda konser veren sanatçı ayrıca Roma, Napoli,
Venedik, Viyana, Paris, San Francisco, Köln, Buenos Aires, Rio de Janerio,
Bilbao ve Chicago'da sahne aldı. Leyla Gencer, son kez 1985'te Venedik Fenice
Tiyatrosu'nda opera seslendirdi, 1994'te Sevda-Cenap And Müzik Vakfı Onur Ödülü
Altın Madalyası'nı aldı. İtalya'da Caruso Ödülü aldı Kariyeri boyunca 23 bestecinin 72 eserini
repertuvarına alan sanatçı, konserlerini 1992'ye kadar sürdürdü. Sonraki
yıllarda genç sanatçılar yetiştiren Gencer, Ankara ve İstanbul'da opera
seminerleri verdi. Gencer, Türkiye'de opera sanatının tanınması ve
gelişmesi için birçok çalışmaya imza attı, araştırmacı yönüyle Türk ve dünya
operasına önemli katkılarda bulundu. Dönemi itibariyle unutulmuş birçok opera
eserini, tozlu arşivleri tarayarak gün yüzüne çıkaran sanatçı, yorumladığı
eserleri yeniden opera dünyasına kazandırdı. "Devlet Sanatçısı" unvanını 1988'de alan
sanatçı, 2007'de İtalya'da Caruso Ödülü'ne layık görüldü. Sanatçı adına ilki 1995'te düzenlenen "Leyla
Gencer Uluslararası Şan Yarışması" ile opera dünyasına yeni yetenekler
kazandırılması amaçlanıyor. Ayrıca 2004'te Türkiye'de Leyla Gencer adına gümüş
hatıra parası basıldı. Birçok ülkeden ve kurumdan sayısız ödülle nişan alan
Gencer'e, pek çok ülke vatandaşlık teklifinde bulundu. Tekliflerin tamamını
geri çeviren sanatçı, 'Ben, Anadolu çocuğuyum.' diyerek, yaşamı boyunca Türk
vatandaşlığını onurla taşıdı. Hakkında, Zeynep Oral'ın kaleme aldığı "Tutkunun
Romanı: Leyla Gencer" kitabının yanı sıra birçok yazı ve araştırma kaleme
alınan Gencer, kalp ve solunum yetmezliği nedeniyle 10 Mayıs 2008'de
Milano'daki evinde hayata veda etti.
A Panel, Documentary Screening and
a Concert at her father’s birthplace Saranbolu
2022.05.10
SAFRANBOLU
Event Programme
16.00 Opening and Memorial Speeches
19.00 Cocktail 19.30 Concert Ankara State Opera Artists 20.30 Screening Documentary Leyla Gencer: La Diva Turca
BRTV / EXCERPTS FROM THE EVENT
CONCERT
Leyla Dizdar Kültür Merkezi
Sanatçılar: Ankara Devlet Opera ve Balesi: Soprano
Görkem Ezgi Yıldırım, Soprano Tuğba Dekak, Mezo Soprano Ferda Yetişer, Tenor
Ünüşan Kuloğlu, Bariton Kâmil Kaplan, Piyanist Malahat İsmayılova. Kameraman:
Ramazan Ağca
KARABÜK NET NEWS AGENCY
2022.05.09
Leyla Gencer Safranbolu'da Anılacak.
Dünyanın
önemli sopranolarından, "La Diva Turca", "La Gencer",
"La Regina" olarak ün kazanan Leyla Gencer, vefatının 14. yılı
dolayısıyla 10 Mayıs'ta baba ocağı Karabük'ün Safranbolu ilçesinde çeşitli
etkinliklerle anılacak.
Safranbolu'nun Yörük köyünden Hasanzade İbrahim
Çeyrekgil ile aslen Polonyalı olan Alexandra Angela Minakovska'nın çocukları
olarak 1928 yılında dünyaya gelen ve 80 yaşında vefat eden "Türk
Divası" (Diva Turca) Gencer için Safranbolu Kültür ve Turizm Vakfı ile
Safranbolu Belediyesi öncülüğünde anma etkinlikleri organize edildi. Ölüm günü
olan 10 Mayıs'ta köyünden başlayacak etkinliklerde, köy muhtarı ve köyün ileri
gelenleri tarafından Çeyrekgil ailesiyle ilgili bilgiler verilecek,
"Tutkunun Romanı: Leyla Gencer" adlı kitabı kaleme alan Zeynep
Oral'ın imza günü gerçekleştirilecek. Devlet Opera ve Balesi sanatçılarının
konseriyle devam edecek etkinliklerde, "Leyla Gencer: La Diva Turc"
isimli belgesel izlenecek. Ayrıca, katılımcılara Gencer'in dedesiyle ünlenen
börekten ikram edilecek. Her Yıl Yaşatmaya Çalışacağız Safranbolu Kültür ve
Turizm Vakfı Başkanı Şefik Dizdar Yörük köyünden Çeyrekgil ailesinin kızı olan
Gencer'in İtalyan Lisesi'nde başlayan sanat hayatının dünyanın önde gelen
isimleri arasına girmesiyle devam ettiğini söyledi. Gencer'in çok güzel bir
kariyer elde ettiğini belirten Dizdar, "Biz onun ölüm yıl dönümü olan 10
Mayıs'ta ilk defa köyünden başlayan birtakım etkinlikler yapacağız. Çok büyük sanatkâr,
ünü Türkiye'nin sınırları dışına çıkmış. Özellikle İtalya'da yaptığı
çalışmalarla çok büyük ün kazanmış." diye konuştu. Etkinliklerle ilgili
bilgi de veren Dizdar, "Herkes çok mutlu oluyor, gurur duyuyor böyle bir
büyüğümüz olmasından dolayı. Anma dolayısıyla herkesin heyecanı var. Etkinlikte
sopranolar onun adına konser verecek, filmi izletilecek. Hemşehrileri,
köylüleriyle birlikte her yıl yaşatmaya çalışacağız." dedi. Leyla Gencer
İbrahim Çeyrekgil ile Alexandra Angela Minakovska'nın çocukları olarak 10 Ekim
1928'de Polonezköy'de dünyaya gelen Gencer, Notre Dame de Sion'da başladığı
öğrenimine İstanbul İtalyan Lisesi'nde devam etti. İstanbul Konservatuvarında
şan eğitimi alan Gencer, İstanbul Şehir Korosu'nda solo sanatçısı ve Ankara
Devlet Tiyatrosunda solist olarak yer aldı. "La Traviata"daki
Violetta rolünü, Avrupa'nın çeşitli kentlerindeki operalarda oynayan,
uluslararası festivallere katılan ve piyano eşliğinde resitaller veren Gencer,
1953'te ABD Başkanı Dwight Eisenhower için Çankaya Köşkü'nde verilen konserde
Henry Purcell'a ait "Didone" aryasını söyledi. Kariyeri boyunca
Milano, Roma, Napoli, Venedik, Viyana, Paris, San Francisco, Köln, Buenos
Aires, Londra, Rio de Janeiro, Bilbao, Chicago gibi dünyanın birçok kentinde
sahneye çıkan sanatçı, Lucia, Norma, Lady Macbeth, Queen Elizabeth, Filoria
Tosca, Lucrezia, Madam Butterfly, Alceste, Aida, Violetta ve Leonora'nın sesi
oldu. Sevda-Cenap And Müzik Vakfı Onur Ödülü Altın Madalyası bulunan Gencer,
1988'de verilen "Devlet Sanatçısı" unvanının yanı sıra en son 2007'de
İtalya'da aldığı Caruso Ödülü'ne kadar pek çok önemli ödülün ve nişanın sahibi
oldu. Adına "Leyla Gencer Uluslararası Şan Yarışması" düzenlenen,
hayatını anlatan "Leyla Gencer: La Diva Turca" belgeseli bulunan
Gencer için 2004'te Türkiye'de gümüş hatıra parası basıldı. Hakkında birçok
kitap yazılan ve dünyada "Türk Divası" (Diva Turca) olarak tanınan
Leyla Gencer, 10 Mayıs 2008'de Milano'daki evinde kalp ve solunum yetmezliğine
bağlı olarak hayata veda etti. Vefatının ardından Safranbolu'daki baba ocağı
Yörük köyünde ünlü sanatçının bir büstü yapıldı. Anılarının yaşatılması
amacıyla onarımı devam eden baba evinde Gencer'in kişisel eşyaları
sergilenecek.
Leyla Gencer vefatı'nın 14 yılıında "La Diva Turca", "La Gencer", "La Regina" 10 Mayıs'ta Karabükte Anılacak.
Dünyanın
önemli sopranolarından, "La Diva Turca", "La Gencer",
"La Regina" olarak ün kazanan Leyla Gencer, vefatının 14. yılı
dolayısıyla 10 Mayıs'ta baba ocağı Karabük'ün Safranbolu ilçesinde çeşitli
etkinliklerle anılacak. Safranbolu'nun Yörük köyünden Hasanzade İbrahim
Çeyrekgil ile aslen Polonyalı olan Alexandra Angela Minakovska'nın çocukları
olarak 1928 yılında dünyaya gelen ve 80 yaşında vefat eden "Türk
Divası" (Diva Turca) Gencer için Safranbolu Kültür ve Turizm Vakfı ile
Safranbolu Belediyesi öncülüğünde anma etkinlikleri organize edildi. Ölüm günü
olan 10 Mayıs'ta köyünden başlayacak etkinliklerde, köy muhtarı ve köyün ileri
gelenleri tarafından Çeyrekgil ailesiyle ilgili bilgiler verilecek,
"Tutkunun Romanı: Leyla Gencer" adlı kitabı kaleme alan Zeynep
Oral'ın imza günü gerçekleştirilecek. Devlet Opera ve Balesi sanatçılarının
konseriyle devam edecek etkinliklerde, "Leyla Gencer: La Diva Turc"
isimli belgesel izlenecek. Ayrıca, katılımcılara Gencer'in dedesiyle ünlenen
börekten ikram edilecek. - "Her yıl yaşatmaya çalışacağız" Safranbolu
Kültür ve Turizm Vakfı Başkanı Şefik Dizdar, AA muhabirine, Yörük köyünden
Çeyrekgil ailesinin kızı olan Gencer'in İtalyan Lisesi'nde başlayan sanat
hayatının dünyanın önde gelen isimleri arasına girmesiyle devam ettiğini
söyledi. Gencer'in çok güzel bir kariyer elde ettiğini belirten Dizdar,
"Biz onun ölüm yıl dönümü olan 10 Mayıs'ta ilk defa köyünden başlayan
birtakım etkinlikler yapacağız. Çok büyük sanatkâr, ünü Türkiye'nin sınırları
dışına çıkmış. Özellikle İtalya'da yaptığı çalışmalarla çok büyük ün
kazanmış." diye konuştu. Etkinliklerle ilgili bilgi de veren Dizdar,
"Herkes çok mutlu oluyor, gurur duyuyor böyle bir büyüğümüz olmasından
dolayı. Anma dolayısıyla herkesin heyecanı var. Etkinlikte sopranolar onun
adına konser verecek, filmi izletilecek. Hemşehrileri, köylüleriyle birlikte
her yıl yaşatmaya çalışacağız." dedi. - Leyla Gencer İbrahim Çeyrekgil ile
Alexandra Angela Minakovska'nın çocukları olarak 10 Ekim 1928'de Polonezköy'de
dünyaya gelen Gencer, Notre Dame de Sion'da başladığı öğrenimine İstanbul
İtalyan Lisesi'nde devam etti. İstanbul Konservatuvarında şan eğitimi alan
Gencer, İstanbul Şehir Korosu'nda solo sanatçısı ve Ankara Devlet Tiyatrosunda
solist olarak yer aldı. "La Traviata"daki Violetta rolünü, Avrupa'nın
çeşitli kentlerindeki operalarda oynayan, uluslararası festivallere katılan ve
piyano eşliğinde resitaller veren Gencer, 1953'te ABD Başkanı Dwight Eisenhower
için Çankaya Köşkü'nde verilen konserde Henry Purcell'a ait "Didone"
aryasını söyledi. Kariyeri boyunca Milano, Roma, Napoli, Venedik, Viyana,
Paris, San Francisco, Köln, Buenos Aires, Londra, Rio de Janerio, Bilbao,
Chicago gibi dünyanın birçok kentinde sahneye çıkan sanatçı, Lucia, Norma, Lady
Macbeth, Queen Elizabeth, Filoria Tosca, Lucrezia, Madam Butterfly, Alceste,
Aida, Violetta ve Leonora'nın sesi oldu. Sevda-Cenap And Müzik Vakfı Onur Ödülü
Altın Madalyası bulunan Gencer, 1988'de verilen "Devlet Sanatçısı"
unvanının yanı sıra en son 2007'de İtalya'da aldığı Caruso Ödülü'ne kadar pek
çok önemli ödülün ve nişanın sahibi oldu.
Vefatının 14. Yılında La Diva Turca Leyla Gencer için Anma Programı.
"La Diva
Turca", "La Gencer", "La Regina" olarak ün kazanan ve
20. yüzyılın önemli sopranolarından biri olarak görülen Leyla Gencer vefatının
yıldönümünde Karabük’ün Safranbolu ilçesinde anıldı.
KARABÜK NET NEWS AGENCY
2022.05.10
Leyla Gencer Baba Ocağı Yörük Köyünde anıldı.
Dünyaca
ünlü opera sanatçısı Leyla Gencer, baba ocağı Yörük Köyünde anıldı Dünyanın
önemli sopranolarından, "La Diva Turca", "La Gencer",
"La Regina" olarak ün kazanan Leyla Gencer, vefatının 14. yılı
dolayısıyla baba ocağı Karabük'ün Safranbolu ilçesinde çeşitli etkinliklerle
anıldı.
Safranbolu'nun Yörük köyünden Hasanzade İbrahim Çeyrekgil ile aslen
Polonyalı olan Alexandra Angela Minakovska'nın çocukları olarak 1928 yılında
dünyaya gelen ve 80 yaşında vefat eden "Türk Divası" (Diva Turca)
Gencer için Safranbolu Kültür ve Turizm Vakfı ile Safranbolu Belediyesi
öncülüğünde anma etkinlikleri organize edildi. Babaevinin bahçesindeki Leyla
Gencer büstünün önünde başlayan etkinlikte, Karabük'ten yayın yapan BRTV
Yönetim Kurulu Mehmet Çetinkaya, Yörük Köyü Kültür Mirasını Koruma ve Dayanışma
Vakfı Başkanı Hüseyin Remzi Çağlayan, Yazar Doğan Satmış ve "Tutkunun
Romanı: Leyla Gencer" adlı kitabı kaleme alan Zeynep Oral, yaptıkları
konuşmada, Çeyrekgil ailesi ve Leyla Gencer hakkında bilgiler verdi. Daha sonra
ilçede bulunan Safranbolu Belediyesi Leyla Dizdar Kültür Merkezinde devam eden
etkinlikte Zeynep Oral, imza günü gerçekleştirdi. Katılımcılara, Gencer'in
dedesiyle ünlenen börekten ikram edildi, Devlet Opera ve Balesi sanatçıları bir
konser verdi. Etkinlikler, Gencer'in hayatını anlatan belgeselin izlenmesi ile
son buldu. Etkinliklere, Karabük Valisi Fuat Gürel, Safranbolu Belediye Başkanı
Elif Köse, Safranbolu Kültür ve Turizm Vakfı Başkanı Şefik Dizdar, ile diğer
protokol üyeleri ile vatandaşlar katıldı. Leyla Gencer Kimdir? İbrahim
Çeyrekgil ile Alexandra Angela Minakovska'nın çocukları olarak 10 Ekim 1928'de
Polonezköy'de dünyaya gelen Gencer, Notre Dame de Sion'da başladığı öğrenimine,
İstanbul İtalyan Lisesi'nde devam etti. İstanbul Konservatuvarında şan eğitimi
alan Gencer, İstanbul Şehir Korosu'nda solo sanatçısı ve Ankara Devlet
Tiyatrosunda solist olarak yer aldı. "La Traviata"daki Violetta
rolünü, Avrupa'nın çeşitli kentlerindeki operalarda oynayan, uluslararası
festivallere katılan ve piyano eşliğinde resitaller veren Gencer, 1953'te ABD
Başkanı Dwight Eisenhower için Çankaya Köşkü'nde verilen konserde Henry
Purcell'a ait "Didone" aryasını söyledi. Kariyeri boyunca Milano,
Roma, Napoli, Venedik, Viyana, Paris, San Francisco, Köln, Buenos Aires,
Londra, Rio de Janerio, Bilbao, Chicago gibi dünyanın birçok kentinde sahneye
çıkan sanatçı, Lucia, Norma, Lady Macbeth, Queen Elizabeth, Filoria Tosca,
Lucrezia, Madam Butterfly, Alceste, Aida, Violetta ve Leonora'nın sesi oldu.
Sevda-Cenap And Müzik Vakfı Onur Ödülü Altın Madalyası bulunan Gencer, 1988'de
verilen "Devlet Sanatçısı" unvanının yanı sıra en son 2007'de
İtalya'da aldığı Caruso Ödülü'ne kadar pek çok önemli ödülün ve nişanın sahibi
oldu. Adına "Leyla Gencer Uluslararası Şan Yarışması" düzenlenen,
hayatını anlatan "Leyla Gencer: La Diva Turc" belgeseli bulunan
Gencer için 2004'te Türkiye'de gümüş hatıra parası basıldı. Hakkında birçok
kitap yazılan ve dünyada Türk Divası olarak tanınan Leyla Gencer, 10 Mayıs
2008'de Milano'daki evinde kalp ve solunum yetmezliğine bağlı olarak hayata
veda etti. Vefatının ardından Safranbolu'daki baba ocağı Yörük köyünde ünlü
sanatçının büstü yapıldı. Anılarının yaşatılması amacıyla onarımı devam eden
babaevinde Gencer'in kişisel eşyaları sergilenecek.
İstanbul Devlet Opera ve Balesi, Leyla Gencer'i vefatının 14. yılında andı
20. yüzyılın en önemli sopranolarından birisi olarak gösterilen Leyla Gencer,
vefatının 14. yılında İstanbul Devlet Opera ve Balesi (İDOB) tarafından Kadıköy
Belediyesi Süreyya Operası Sahnesi'nde düzenlenen konserle anıldı.
Aişe Hümeyra Bulovalı
Konser öncesi AA muhabirine açıklamada bulunan İDOB'un müdürü ve sanat
yönetmeni Suat Arıkan, "Leyla Gencer'e hayranlığımız, saygınlığımız ve
vefa borcumuz, hepsi birleşince, ölüm yıl dönümlerinde, orkestralı ya da
orkestrasız konserler yaparak onu anmak istiyoruz." dedi.
Arıkan, konserde İDOB'un güzide şarkıcılarını bir araya getirdiklerini
belirterek, "Leyla Gencer'in repertuvarından olmak koşulu ilkesiyle
program yaptık. Baritonumuz, baslarımız, sopranolarımız, mezo sopranolarımız
var. Her sesten ikişer örnekle Leyla hanıma layık her yıl bir program yapmaya
çalışıyoruz." ifadelerini kullandı.
Batı ülkelerinde "La Diva Turca", "La Gencer", "La
Regina" olarak ün yapan sanatçıyı anma konserinde, Giuseppe Verdi'nin
"Macbeth", "La Forza del Destino" ve "Don Carlo",
Amilcare Ponchielli'nin "La Gioconda", Giacomo Puccini'nin
"Manon Lescaut" ve "Tosca", Francesco Cilea'nın
"Adriana Lecouvreur" ve Umberto Giordano'nun "Andrea
Chenier" operalarından aryalar seslendirildi.
Barkovizyon gösterisi ile Gencer'in hayatından kesitlerin sunulduğu konserde,
Hüseyin Likos ile Fügen Yiğitgil piyanosuyla; solist olarak sahne alan Caner
Akgün, Suat Arıkan, Perihan Artan, Aylin Ateş, Evren Ekşi, Zafer Erdaş, Nesrin
Gönüldağ, Murat Güney ve Bülent Külekçi'ye eşlik etti.
20. yüzyılın dünyaca tanınmış Türk Divası: Leyla Gencer
Dünyada "Türk Divası" (La Diva Turca) olarak tanınan usta sanatçı, Milano, Roma, Napoli, Venedik, Viyana, Paris, San Francisco, Köln, Buenos Aires, Londra, Rio de Janerio, Bilbao ve Chicago'da birçok kez sahne aldı. Saadet Firdevs Aparı.
20. yüzyılın önemli sopranolarından Leyla Gencer'in vefatının üzerinden 13 yıl geçti.
Gencer, 10 Ekim 1928'de Polonezköy'de Hasanzade İbrahim Çeyrekgil ile aslen Polonyalı olan Alexandra Angela Minakovska'nın çocukları olarak dünyaya geldi.
Köken olarak Safranbolulu olan Gencer, babasından hoşgörü ve insan sarraflığının yanı sıra annesinden ise asil duruşunu, olaylar karşısındaki tepkilerini, davranışsal özellikleri ile müzik tutkusunu aldı.
Gencer, Fransız bakıcısından Fransızca öğrendi ve böylece Fransız klasiklerini okumaya başladı. Çocukluğunda dünya edebiyatının, tiyatrosunun, müziğinin, sanat ve kültürünün her alanında geniş bilgiler edindi.
Cemal Reşit Rey'in öğrencisi oldu
Babasını genç yaşta kaybeden Gencer, 18 yaşındayken İbrahim Gencer ile evlendi. Bu sırada eğitimine devam eden Gencer'i eşi kariyeri boyunca destekledi.
Notre Dame de Sion'da başladığı öğrenimini İstanbul İtalyan Lisesi'nde bitiren sanatçı, daha sonra bir süre Beyazıt Kütüphanesi'nde çalıştı.
Gencer, İstanbul Konservatuvarı'nda şan eğitimi aldığı sırada Reine Gelenbevi, Cemal Reşit Rey ve Muhittin Sadak'ın öğrencisi oldu.
Daha konservatuvardaki ilk eğitim gününde La Scala'da sahneye çıkmayı kafasına koyan Gencer, 1946-1949 yıllarında İstanbul Şehir Korosu'nda solo sanatçısı olarak yer aldı.
- İtalya'nın ünlü opera sanatçılarından Lombardi'yle çalıştı
İtalya'nın ünlü opera sanatçılarından olan Arangi Lombardi, Ankara Devlet Konservatuvarı'na şan eğitimi vermesi için davet edilince Leyla Gencer, sanatçıyı kendisini dinletmek için ziyaret etti ve performansıyla hocayı etkiledi.
Lombardi, Gencer'in bu performansı üzerine onun konservatuvarı bırakarak, kendisiyle Ankara'ya gelmesini isteyince usta opera sanatçısı, İstanbul Konservatuvarı'ndaki eğitimini yarıda bıraktı.
Ankara'ya giden Gencer, Lombardi'nin yanı sıra İtalyan tenor Apollo Granforte, Adolfo Camozzo, Di Ferdinando, George Reinwald ve Domenico Trizzio'nun da öğrencisi oldu.
Leyla Gencer, 1949'da Ankara'ya gittiğinde, Devlet Tiyatrosunun başında Muhsin Ertuğrul görevdeydi ve opera da devlet tiyatrosuna bağlı olarak çalışmalarını yürütmekteydi. O dönemde operanın solist kadrosunda yer olmamasından dolayı koro sınavına başvurmak durumunda kalan Gencer, sınavı kazanarak ve koronun kadrosuna alındı.
Kariyerine Cavalleria Rusticana eserindeki "Santuzza" rolüyle başladı
Kariyerine 1950'de Ankara Devlet Tiyatrosu'nda Cavalleria Rusticana eserindeki "Santuzza" rolüyle adım atan sanatçı, İtalya'da da ilk kez bu rolle seyirciyle buluştu.
Birçok resmi devlet resepsiyonunda sahne alan Gencer, 1953'te ABD Başkanı Dwight Eisenhower için, Çankaya Köşkü'nde verilen konserde Henry Purcell'a ait "Didone" aryasını söyledi.
Gencer, yine aynı dönemde Fransız Parlamento Başkanı ve Dışişleri Bakanı için Faust operasının "Mücevherler" aryasını seslendirdi.
Leyla Gencer'in Ankara'daki yaşamı ve mesleki hayatı, 1953'te Türkiye ile İtalya arasında gerçekleştirilen kültür antlaşması neticesinde, Türkiye'nin kendisini Roma'da bir resital vermesi için görevlendirmesiyle farklı bir yön kazandı.
Bu resitaldeki performansıyla büyük bir başarı ve beğeni toplayan Gencer'i, RAI stüdyolarının genel müdürü ve müzik yönetmeni maistro Mairo Labroca sesini dinletmesi için Napoli'deki San Carlo Operası'na gönderdi.
Gencer, 1954'te Napoli'de "San Carlo Operası"nda rol aldı ve "Cavalleria Rusticana"da "Santuzza" rolünü yaz festivalinde oynadı.
"Madam Butterfly" operası için bir senede yirmi üç kez sahne aldı
"San Carlo Operası"nda "Yevgeni Onegin" ve "Madam Butterfly"da başrol oynayan Gencer, Napolili Türk olarak anılmaya başladı. O sene "Madam Butterfly" operası için 23 kez sahne aldı.
Gencer ayrıca "La Traviata"daki Violetta rolünü, Avrupa'nın çeşitli kentlerindeki operalarda oynadı, uluslararası festivallere katıldı ve piyano eşliğinde resitaller verdi.
San Francisco'da rahatsızlanan Renata Tebaldi'nin yerine 1956'da "San Francesca de Rimini" operasında sahne alan Gencer, San Francisco Operası'nın bünyesinde 1957 temsil yılında "La Traviata" opera eserde "Violeta" karakterini oynadı. "Lucia di 74 Lammermoor" adlı opera eserinde ise Maria Callas'ın yerine "Lucia" rolünü üstlendi.
Gencer, 26 Ocak 1957'de Milano'da "La Scala Tiyatrosu"nda sahneye çıkma amacına ulaştı. Francis Poulenc'in "Les Dialogues de Carmelites" operasındaki başarısıyla primadonnalığa yükseldi.
Gencer, 1956 ile 1978'de ABD'de birçok opera temsili, resital ve konserde görev aldı. 1973'te Carnegie Hall'da oynadığı ve yorumladığı, Donizetti'ye ait "Caterina Cornaro" operası ABD'de ilk kez yorumlanması açısından önemli bir yer teşkil etti.
Dünyanın birçok yerinde sahneye çıktı
Londra'da Albert Hall'de, New York'da Carnagie Hall'de orkestra eşliğinde konserler veren Leyla Gencer, "La Scala"da Verdi, Bellini, Donizetti, Mozart, Monteverdi, Gluck, Tchaikovsky, Britten, Puccini, Cherubini, Spontini, Mayr ve Pizzetti gibi bestecilerin operalarını, yapıtlarını uzun yıllar başarıyla yorumladı.
Milano, Roma, Napoli, Venedik, Viyana, Paris, San Francisco, Köln, Buenos Aires, Londra, Rio de Janerio, Bilbao, Chicago'da sahneye çıkan sanatçı, Lucia, Norma, Lady Macbeth, Queen Elizabeth, Filoria Tosca, Lucrezia, Madam Butterfly, Alceste, Aida, Violetta ve Leonora'nın sesi oldu.
Gencer, 1985'te son kez Venedik Fenice Tiyatrosu'nda opera seslendirdi. 1994'te Sevda-Cenap And Müzik Vakfı Onur Ödülü Altın Madalyası'nı alan Gencer, 1987'de Uluslararası İstanbul Festivali'ne katıldı ve Aya İrini'de konser verdi.
Kariyeri boyunca 23 bestecinin 72 eserini repertuvarına aldı
Kariyeri boyunca 23 bestecinin 72 eserini repertuvarına alan sanatçı, konserlerini 1992'ye kadar sürdürdü. Sonraki yıllarda eğitimcilik kariyerine ağırlık vererek genç sanatçıları yetiştiren Gencer, Ankara ve İstanbul'da opera sanatı üzerine seminerler verdi.
Türkiye'de opera sanatının tanınması ve gelişmesi için birçok çalışmaya da imza atan usta sanatçı, araştırmacı yönüyle de Türk ve dünya operasına çok önemli katkılarda bulundu. Leyla Gencer, dönemi itibariyle unutulmuş birçok opera eserini tozlu opera arşivlerini tarayarak gün yüzüne çıkardı ve yorumlayarak tekrar opera dünyasına kazandırdı.
Gencer, 1988'de verilen "Devlet Sanatçısı" unvanının yanı sıra en son 2007'de İtalya'da aldığı Caruso Ödülü'ne kadar pek çok önemli ödülün ve nişanın sahibi oldu.
1995'te düzenlenmeye başlayan "Leyla Gencer Uluslararası Şan Yarışması" ile opera dünyasına yeni yetenekler kazandırmaya devam eden Gencer'in adına 2004'te Türkiye'de gümüş hatıra parası basıldı.
Hakkında birçok kitap yazılan ve dünyada "Türk Divası" (Diva Turca) olarak tanınan Leyla Gencer, 10 Mayıs 2008'de Milano'daki evinde kalp ve solunum yetmezliğine bağlı olarak hayata veda etti.
"Tutkunun Romanı: Leyla Gencer" adlı kitabı kaleme alan Zeynep Oral, usta sanatçının vefatının ardından verdiği bir röportajda şu ifadeleri kullanmıştı:
"Müzik dünyası, dünya operası büyük bir insanı kaybetti. Bunu Leyla Gencer Türk olduğu için söylemiyorum, opera tarihine çoktan geçmiş olduğu için, opera dünyasında bir ekol oluşturduğu için, bir örnek, bir referans kabul edildiği için söylüyorum. Bugün İtalya'da 20. yüzyılın en büyük divalarından biri olarak kabul ediliyor. Bu insanın Türkiye'den çıkmış olması, yaşamının son gününe kadar yalnız ve yalnız Türk pasaportuyla yaşaması ki dünyanın birçok ülkesinden kendisine vatandaşlık teklifleri gelmişti. Dünyaca ödüle boğuldu o başka. Kentlerin anahtarları teslim edildi kendisine, 'Bizim vatandaşımız ol' diye yalvarıldı. Ama o hep sonuna kadar 'İnsanın bir tek ülkesi olur, benim anavatanım Türkiye'dir' dedi, durdu. Muhteşem bir kariyer yaptıktan sonra yaşamının son anına dek öğrenci yetiştirmeyi sürdürdü."
Posts written by Yekta Kara, Franca Cella, Ahmet Etem Erenli, Zeynep Oral
MEZOPOTAMYA[Social Media Post]
2021.05.10
ITALIAN HIGHSCHOOL SOCIETY [Social Media Post]
2021.05.10
TEATRO ALLA SCALA [Social Media Post]
2021.05.10
2020 [12th Anniversary]
İSTANBUL FOUNDATION FOR CULTURE ARTS & BORUSAN SANAT
COMMEMORATES
LEYLA GENCER IN SPOTIFY
Spotify
[2020]
A
Selection from Ahmet Etem Erenli, General Manager of Borusan Sanat
1-
Norma (Bellini) Seduzione voci.... Casta Diva
09.01.1965 Orchestra e Coro del Teatro alla Scala
Gianandrea Gavazzeni conductor
2- La Traviata (Verdi) Addio del passato 12-16 June 1956 RAI Symphony Orchestra, Turin Arturo Basile conductor
3-
Anna Bolena (Donizetti) Come innocente giovane ... Piangete voi ... Al
dolce guidami
23.11.1965 RAI Symphony Orchestra, Milan Gianandrea Gavazzeni conductor
4-
Maria Stuarda (Donizetti) Figlia impura di Bolena... Di un cor che more
02.05.1967 Orchestra e Coro del Maggio Musicale Fiorentino
Francesco Molinari-Pradelli conductor
5-
Lucia di Lammermoor (Donizetti) Ardon gli incensi
30.11.1957
Orchestra e Coro del Teatro Comunale G. Verdi di Trieste
Oliviero de Fabritiis conductor
6-
La forza del festino (Verdi) Pace, pace mio dio
05.07.1957
Bühnen der Stadt, Köln (Orchestra e Coro del Teatro alla Scala)
Antonino Votto conductor
SPOTIFY
playlist:0tv1qRytor75EWRZpxOTfe
2019 [11th Anniversary]
CONCERT IN
MEMORY OF LEYLA GENCER
REMEMBERING LEYLA GENCER
2019.03.27
ALBERT LONG HALL, İSTANBUL
SABAH DAILY NEWSPAPER
2019.03.30
HUNCAL ULUÇ
Ne güzeldi, Leyla Gencer’i anma gecesi!
O zamanlar lisede, üniversitedeyiz... O zamanlar en büyük gururumuz bir Türk
Opera sanatçısı Leyla Gencer'in zafer haberlerini okumak...
Leyla Gencer, Milano'da Dünyanın En Ünlü Operası La Scala’da.. Leyla
Gencer Londra’da... Paris’te... Frankfurt’ta... New York’ta...
Bir Türk Opera sanatçısı hem de dünyayı fethediyor, dünya
gazetelerinde "Leyla" diye manşetler
çıkıyor... "Leyla Gencer La Diva Turca!" Nasıl gururlanmazsın! Leyla, ulusal gururumuz ama bir derdimiz var... Dünyanın dinlediği Türk
Diva'sını biz dinleyemiyoruz...
Leyla da ayni düşüncede olmalı ki, kalktı geldi
Türkiye’ye... "Kendi ülkemde, kendi halkıma
okumak istiyorum" diye... "Okuyamazsın" dediler... "Sahneye çıkmak için,
Devlet Operası'nın kadrosunda olmanız gerek..." Ah o lanet
bürokrasi ve de tabii, perde arkasındaki kıskançlık krizleri... Leyla şaşırdı. "Konuk" diye bir yığın yabancı çıkıyor,
Büyük Tiyatro'da sahneye... O sıralar, İtalya'da iş bulamadığı, Leyla'nın star olduğu La Scala'nın
kapısından bile geçemediği için, Milano civarında köy düğünlerinde bizim
parayla 500 liraya Napoliten şarkılar okuyan bir İtalyan var mesela
Ankara’da... İkinci kast olarak yazılmış. Esas tenor olmazsa, arada bir sahneye
çıkıyor. Luciano Pavarotti! Aynen o... Ta kendisi! Albert Long Hall'de Leyla Gencer gecesi, onun sesi eşliğinde ekrana yansıyan
Leyla Gencer fotoğraflarıyla başladı. Dünyanın dört bir yanında oynadığı baş
rollerdeki kostümleriyle, o genç, o ince, o zarif Leyla'nın niye dünyanın
gözdesi olduğunu anlatan bir kayıt ve onlarca fotoğraf... Kapanıştaki Sevil Berberi operasından Rosina ve Figaro'nun düetleri müthiş kere
müthişti. Ah Cengiz. O Sevil Berberi'nden okuyorsun madem, Cavatin'i okusuna. Hem de
Türkçe'sini okusana, yıkılsın Boğaziçi Üniversitesi'nin tarihi salonu...
Olacak şey mi?
Onu örnek gösterdi Leyla... Hep gazetelerde okuyoruz. "Bir
İtalyan konuk diye sahne alıyor da ben Türküm üstelik, niye
alamıyorum."
"İşte o yüzden" dediler. "Yabancı olsan, konuk
olurdun. Türk olduğun için kadroda olman gerek..."
Leyla ağlamaklı oldu... Opera oynamak için geldiği Ankara'da bir
konser verdi. Üniversite Konseri... Dil Tarih Coğrafya Fakültesi
salonunda bir cumartesi öğleden sonra... Sabahtan doldurduk salonu...
Kuzen Ahmet'le (Kışlalı) erkenden gittik biz... Yan yana iki
sandalye... Konser 4 saat sonra başladığında, ikimizin de iki dizinde
geç kalan kız arkadaşlar oturuyordu. İki sandalyede 6 kişi... Hemen
her sandalye öyleydi zaten, ama şikayetçi olan yoktu.
Leyla Gencer'i dinlemek öyle şanstı işte...
Muhteşem bir konser verdi Leyla... Bitti, ama bitiremedi... Bir... Bir daha...
Bir daha... Böyle bir sevgiye hiç rastlamamış belli... Ağlayarak, göz
yaşları şakır şakır akarak söyledi... Biz de oturduğumuz yerde
ağlıyoruz, inanın...
Dil Tarih, Dil Tarih olalı böyle bir gün yaşamamıştır.
Öyle uğurladık Leyla'yı tekrar Milano'ya, kendi operasında okutmadan...
Bu arada, Milano köy düğünlerinde 500 liraya Napolitenler söyleyen, Ankara'da
adı ikinci kasta yazılan o İtalyan tenoru merak edenleriniz vardır. Söyleyeyim.
Adı Pavarotti idi...
"Şişman kadın ölür, opera biter" derlerdi hatta o
devirler... Leyla bu deyişi yıkan soprano idi aynı zamanda...
Evin Hocam (İlyasoğlu) Leyla Gencer'in dünyanın dört bir yanında başrole çıkmış
operalardan seçilmiş aryalarla onu anmayı planlamıştı.
Piyanist Tulio Gagliardo eşliğinde soprano Çiğdem Soyarslan ve bariton Cengiz
Sayın söylediler...
Çiğdem, 2006 yılında Viyana Operası'na gitti. Gidiş o gidiş. Şimdi Avrupa'nın
paylaşamadığı bir yıldız, Leyla gibi...
Niye paylaşamadıklarını da hele Verdi'nin La Traviata Operasından
Violetta'nın "Sempre Libera" aryasını dinlerken anladık...
Yani olmaz böyle şey! Bu nasıl şurup gibi akan, nasıl zirvelere yükselen, nasıl
nüanslarla dolu bir sestir!
İzmir Devlet Operası sanatçısı olduğu için pek fazla izleme şansımızın olmadığı
Cengiz Sayın da hem sesi hem aktörlüğüyle harika bir bariton... Onu izlemek
için bir İzmir yapmaya değer... Bir Giyom Tel aryası okudu ki!
Ah bu sanatçılarımızın popüler olandan kaçış merakları.
Harika bir gece geçirdik, Leyla Gencer'i anarken.
Hem de nasıl harika.
Yaşasın Benim Boğaziçi’m ve Evin Hocam!
Gecenin son güzelliği Evin Hocamın imzasını taşıyordu.
Sanatçılara çiçek yerine birer kitap armağan edildi.
Evin Hocamın yazdığı, yeni basılan kitap
"Ben Leyla Gencer / La Diva Turca"
BESTECİLER:
BELLINI – DONIZETTI – VERDI – MOZART – SPONTINI
KLASİK TATLAR
Hiç kuşkusuz 20.
Yüzyılın en önemli sopranolarından biri Leyla Gencer. Üstün tekniği, rollere
kattığı inandırıcılık, oyun gücü ve araştırmacı kişiliği onu bu alanda öne
çıkartan özellikler.
Hazırladığım
bugün ki programda Bellini, Donizetti, Verdi, Mozart ve Spontini’den arya ve
sahnelere yer verdim. Gencer’in üne kavuşturduğu Lucrezia Borgia, Roberto
Deveraux, Maria Stuarda ve Belisario gibi operaları ise başka
bir programa bırakmayı düşündüm.
20.
yüz yılın çok az sopranosu Donizetti’nin Anna Bolena operasını sahnede
seslendirme fırsatını yakaladı. Maria Callas’ın 1957 La Scala’da
seslendirmesiyle gün yüzüne çıkan bu operayı Callas çok uzun süre söylemedi ve Anna
Bolena kesinlikle Gencer’in rolü oldu. İlk kez 1958’de RAI için eserin kaydını
yapan Gencer 1965’te Glyndebourne Festivali’nde bu eseri bir kez daha
yorumladı. Gencer’in son Anna’sı ise 1976/77 sezonunda Roma Operası’nda
Visconti’nin prodüksiyonu oldu. O güne kadar çeşitli kesintilerle seslendirilen
bu eser ilk kez tam olarak seslendirildi. Gencer’e bu operada ünlü Rus bas
Boris Christoff’ta eşlik ediyordu. Gencer’in en sevdiğim Bolena’sı olmasına
rağmen Gencer bu prodüksiyon süresince hasta olduğunu ve performansından pek de
memnun kalmadığını söylemişti. Şimdi bu
operadan Al dolce guidami aryası ile başlayan final sahnesini
dinleyelim. 7 Nisan 1977’de ki bu canlı kayıtta orkestrayı Gabriele Ferro
yönetiyor.
Anna Bolena /
Gaetano Donizetti (16.10)
Opera di Roma
Gabriele Ferro
Leyla Gencer –
Boris Christoff – Maria Luisa Nave
7 Nisan 1977
Al dolce guidami 4.54
Qual mesto suono! 3.39
Ciel, al miel
lunghi spasimi
5.29
Coppia inqua,
estrema vendetta
3.10
Şimdi
biraz daha gerilere gidelim. 1960’lara. 60’lar Gencer’in Mozart’a el attığı
yıllardır diyebiliriz. 1962’de Figaro’nun Düğünü ve 1968’de Idomeneo’da
yer aldı. Biliyorsunuz Mozart’ın başyapıtı Don Giovanni’de iki baş kadın oyuncu
vardır. Donna Anna ve Donna Elvira. Gencer 1960’ta RAI TV için yaptığı kayıtta
Donna Elvira’yı, 1962’de Londra Covent Garden Operası’nda ise Donna Anna’yı
seslendirdi. Donna Elvira bence operanın en ilginç kadın karakteridir ve
Gencer’e daha çok uyduğunu düşünürüm ve Donna Anna’yı her zaman biraz pasif
bulmuşumdur.
Gencer’i
önce 1960’ta RAI TV için yapılan kayıtta Donna Elvira’nın ünlü aryası Mi
Tradi‘yi dinleyelim daha sonrada Donna Anna’nın Crudele, non mi dir .. Bell’idol
mio aryasını dinleyelim. RAI Orkestrasını Francesco Molinari-Pradelli,
Covent Garden Opera Orkestrasını ise Georg Solti yönetiyor.
Don Giovanni /
W.A. Mozart (6.31)
Orchestra
Sinfonica di Milano della RAI Leyla Gencer
(Donna Elvira) – Terese Stich Rendall – Luigi Alva – Mario Petri – Greaziella
Sciutti Francesco
Molinari-Pradelli 26 Nisan 1960 In quali eccessi… O
numi mi tradi Quel’alma Ingrata…. 6.31
Don Giovanni /
W.A. Mozart (7.26)
Orchestra of The
Royal Opera House, Covent Garden Leyla Gencer
(Donna Anna) – Sena Jurinac – Richard Lewis – Cesare Siepi Georg Solti 9 Şubat 1962 Crudele! Non mi
dir Bell’idol mio
7.26
Biraz
az bilenen bir operaya geçiyoruz: “La Vestale”. Leyla Gencer adeta onun için
bestelenmiş bu operayı maalesef sadece iki prodüksiyonda seslendirdi. Eserle
ilk kez 1969’da Palermo’da tanıştı ve 1973’te Roma’da bu eserle tekrar sahneye
çıktı. Şimdi 4 Aralık 1969 akşamına dönelim ve Fernando Previtali yönetimindeki
Palermo Operası orkestra ve korosu eşliğinde Gencer’i eserin en ünlü aryası Tu
che invoco con orrore’yi dinleyelim.
La Vestale /
Gaspare Spontini (11.17)
Orchestra e Coro
del Teatro Massiomo di Palermo Leyla Gencer –
Renato Bruson – Agustino Ferrin Fernando Previtali 4 Aralık 1969 Tu che invoco con
orrore
11.17
20
Ekim 1972 tarihine New Jersey’e gidiyoruz. Gencer olağanüstü yorumuyla bir ilke
daha imza atıyor ve Verdi’nin Attila operasında Odabella rolünü seslendiriyor.
Gencer aynı yıl bu operayı bir kez de Riccardo Muti ile Floransa’da
seslendirecek ve büyük başarı kazanacaktır. Odabella’nın ünlü aryası Liberamente
or piangi’yi dinleyelim şimdi orkestrayı Alfredo Silipigni’nin yönetiyor.
Attila / Giuseppe
Verdi (7.47)
Orchestra and
Chorus of the Opera Theatre of New Jersey Leyla Gencer –
Jerome Hines – Nicola Martinucci – Cesare Bardelli Alfredo Silipigni 20 Ekim 1972 Liberamente or
piangi …
3.05
Oh! Nel fuggente
nuvolo
4.42
Ve Attila’dan
bir başka genç Verdi bestesine geçiyoruz Macbeth. Gencer demek bana
sorarsanız Lady Macbeth demek. Bu rolü onun kadar başarı ve
etkileyicilikle söyleyen belki bir Callas var. Kariyerinde ilk kez 1960’ta
Palermo’da Macbeth’i söyleyen Gencer son Macbeth performansını
ise 1980’de Livorno’da yaptı.
Şimdi
9 Nisan 1968 gecesine, efsanevi opera şef Gavazzeni’nin yönettiği Venedik La
Fenice operasına gidelim ve Gencer’i Birinci Perdenin beşinci sahnesinde
dinleyelim. Nel di della vittoria…. Ve hemen ardından Vieni t’afretta
Macbeth / Giuseppe
Verdi (8.20)
Orchestra e Coro
del Teatro La Fenice Leyla Gencer –
Giangiacomo Guelfi – Giorgio Lamberti Gianandrea
Gavazzeni 9 Nisan 1968 Nel di della
vittoria io le incontrai 2.10 Vieni! t’afretta 2.47 Al cader della
sera
3.23
Leyla
Gencer’in ilk kayıtlarından birini dinletmek istiyorum. 1957 yılında kaydedilen
Il Trovatore. Verdi’nin en güzel eserlerinden biri olan Il Trovatore’de
Gencer kariyerinin başında olmasına rağmen şimdilerde Dream Cast denilen
bir ekiple çalışmış. Mario del Monaco, Ettore Bastianini ve Fedora Barbieri.
Fernando Previtali’nin orkestrayı yönettiği operada genç Leyla Gencer operanın
en sevilen iki aryasını seslendiriyor: Tacea la notte placida ve D’amor
sull’ali rose.
Il Trovatore /
Giuseppe Verdi (11.55)
Orchestra
Sinfonica di Milano della RAI Leyla Gencer –
Mario del Monaco – Ettore Bastianini – Fedora Barbieri Fernando Previtali 29 Mayıs 1957 Tacea la notte
placida 6.38’ D’amor sull’ali
rose 5.17
Bu
bölümü daha doğrusu kalan süremizi Bellini’nin büyük eseri Norma’ya
ayırmak istedim. Maalesef Callas, Gencer ve Caballé’den sonra hala Norma
operasını seslendirecek düzeyde bir soprano bulunamadığını burada not etmek
isterim. Elimde bulunan Gencer’e ait beş farklı Norma’da bölümler
çalacağım.
1890
yılında ünlü soprano Lilli Lehmann bu operayı ilk kez MET’te söylediğinde Norma’yı
seslendirmenin Wagner’in Ring Operasında üç Brünhilde’yi seslendirmekten daha
zor olduğunu söylemiştir. Gencer,
Callas’ın hemen ardından Anna Bolena, Alceste ve Poliuto
operaları söylemiş ve kariyerinde ciddi risk almıştır. Ama hiç kuşkusuz en
büyük risk Callas’tan sonra La Scala’da Norma söylemekti. Gencer’i önce
18 Temmuz 1964 gecesi Buenos Aires Teatro Colon operasında dinleyeceğiz.
Orkestra’yı Bronu Bartoletti yönetecek ve Gencer ünlü “Casta Diva”yı
seslendirecek, hemen arkasından, 13 Ocak 1965 tarihine La Scala’ya gideceğiz ve
aynı aryayı bir kez de Gavazzeni yönetiminde dinleyeceğiz. Üçüncü kaydımız 30
Ocak 1965 Napoli San Carlo operasından ünlü mezzo-soprano Fiorenza Cossotto ile
birlikte Mira Norma’yı seslendirecekler. Dördüncü kaydımız 24 Temmuz
1965 akşamı Arena di Verona’dan. Gencer’e bu bölümde yine Cossotto ve tenor
Brono Prevedi eşlik edecek orkestrayı da bir kez daha Gavazzeni yönetiyor Oh!
Di qual sei tu vittima. Son kaydımız ise Bologna operasının Lozan’a yaptığı
turneden alınmış ve 6 Ekim 1966 tarihini taşıyor. Operanın finali olan Deh!
Non volerli vittime’yi dinleyeceğiz. Orkestra şefi Oliviero de Fabritiis.
Şimdi yaklaşık yarım saat boyunca Norma’dan bölümleri dinliyoruz.
Norma
Orchestra e Coro
del Teatro Colon, Buenos Aires Leyla Gencer –
Bruno Prevedi Bruno Bartoletti 18 Temmuz 1964 Casta diva 7.28
Norma
Teatro alla Scala Leyla Gencer –
Bruno Prevedi – Nicola Zaccaria – Giulietta Simionato Gianandrea
Gavazzeni 13 Ocak 1965 Casta Diva 5.27
Norma
Orchestra del
Teatro di San Carlo Leyla Gencer –
Fiorenza Cossotto Fernando Previtali 30 Ocak 1965 Mira Norma 5.16 Si, fino all’ore
estreme
2.15
Norma
Arena di Verona Leyla Gencer –
Bruno Prevedi – Fiorenza Cossotto Gianandrea
Gavazzeni 24 Temmuz 1965 Oh! Di qual sei tu
vittima
3.58 Perfido! … Or
basti
1.19 Vanne, si, mi
lascia, indengo
1.48
Norma
Orchestra e Coro
del Teatro dell’Opera di Bologna touring LAUSANNE Leyla Gencer –
Fiorenza Cossotto – Gastone Limarilli – Ivo Vinco Oliviero de
Fabritiis 6 Ekim 1966 Deh! Non volerli
vittime
5.03
Bugünkü Klasik
Tatlar’ın sonuna geldik. Yakında tekrar görüşmek umuduyla herkese iyi bir
hafta sonu dileriz.
Aspettando Traviata”:
ultimo appuntamento al MeMus di Napoli
“Leyla Gencer, un ponte ideale tra Italia e Turchia”:
giovedì 6 dicembre alle ore 17.00
Sarà dedicato al grande soprano turco Leyla
Gencer l’ultimo appuntamento del ciclo di incontri “Aspettando
Traviata”, giovedì 6 dicembre alle ore 17.00 presso il
MeMus (Museo e Archivio Storico del Teatro di San Carlo) di Napoli. E
saranno il regista Ferzan Ozpetek e la giornalista e
scrittrice Zeynep Oral a rendere omaggio alla grande artista
nell’incontro intitolato Leyla Gencer, un ponte ideale tra Italia e
Turchia.
Interverranno all’incontro, inoltre,
la Sovrintendente Rossanna Purchia, il Direttore Artistico Vincenzo De
Vivo, il soprano Carmen Giannattasio (protagonista della Traviata che
inaugura la stagione del Lirico), allieva di Leyla Gencer, che racconterà il
suo rapporto professionale ed umano con la grande artista turca, il
musicologo Enrico Tellini.
Artista di Stato in Turchia e massima esponente del
melodramma italiano, insignito nel 1963 della più alta onoreficenza di voce
verdiana nelle celebrazioni per il 150° Anniversario della nascita di
Verdi, Leyla Gencer è legata all’Italia non solo per formazione
(allieva di Giannina Arangi Lombardi), ma anche per aver caratterizzato con le
sue peculiarità vocali l’attività lirica del Massimo napoletano, tanto da
essere soprannominata dal pubblico sancarliano la “turca napoletana”.
Ferzan Ozpetek ha costruito nei suoi film -fin
da Il bagno turco (Hamam) - un ponte tra i suoi due Paesi, la
Turchia e l’Italia, evidenziandone il rapporto caratterizzato da affinità,
oltre che da peculiarità individuali. Nel segno comune delle emozioni: tutta
l’arte della Gencer è contraddistinta dalla passione istintiva che scaturisce
dalla costruzione e dall’interpretazione dei personaggi, spingendosi oltre la
tecnica.
Zeynep Oral, fondatrice di Winpeace (movimento
femminile per la pace nel Mediterraneo), ha firmato un libro sulla grande
artista turca, Leyla Gencer: il canto e la passione edito da
Mursia,dove ha percorso le tappe più significative della vita e
della carriera di una delle voci più intense del Belcanto dagli anni Cinquanta
agli anni Ottanta.
Leyla Gencer, un ponte ideale tra Italia e Turchia
Giovedì 6 dicembre, ore 17.00
Memus (Museo e Archivio Storico del Teatro di San
Carlo)
Intervengono
Rosanna Purchia Sovrintendente
Vincenzo De Vivo Direttore Artistico
Ferzan Ozpetek Regista
Zeynep Oral Giornalista e Scrittrice
Carmen Giannattasio Soprano
Enrico Tellini Musicologo
06 December 2012
Napoli
“Leyla Gencer, un ponte ideale
tra Italia e Turchia”: giovedì 6 dicembre alle ore 17.00
Aspettando Traviata”: ultimo appuntamento al MeMus di
Napoli
Sarà dedicato al grande soprano turco Leyla
Gencer l’ultimo appuntamento del ciclo di incontri “Aspettando
Traviata”, giovedì 6 dicembre alle ore 17.00 presso il
MeMus (Museo e Archivio Storico del Teatro di San Carlo) di Napoli. E
saranno il regista Ferzan Ozpetek e la giornalista e
scrittrice Zeynep Oral a rendere omaggio alla grande artista
nell’incontro intitolato Leyla Gencer, un ponte ideale tra Italia e
Turchia.
Interverranno all’incontro, inoltre,
la Sovrintendente Rossanna Purchia, il Direttore Artistico Vincenzo De
Vivo, il soprano Carmen Giannattasio (protagonista della Traviata che
inaugura la stagione del Lirico), allieva di Leyla Gencer, che racconterà il
suo rapporto professionale ed umano con la grande artista turca, il
musicologo Enrico Tellini.
Artista di Stato in Turchia e massima esponente del
melodramma italiano, insignito nel 1963 della più alta onoreficenza di voce
verdiana nelle celebrazioni per il 150° Anniversario della nascita di
Verdi, Leyla Gencer è legata all’Italia non solo per formazione
(allieva di Giannina Arangi Lombardi), ma anche per aver caratterizzato con le
sue peculiarità vocali l’attività lirica del Massimo napoletano, tanto da
essere soprannominata dal pubblico sancarliano la “turca napoletana”.
Ferzan Ozpetek ha costruito nei suoi film -fin
da Il bagno turco (Hamam) - un ponte tra i suoi due Paesi, la Turchia
e l’Italia, evidenziandone il rapporto caratterizzato da affinità, oltre che da
peculiarità individuali. Nel segno comune delle emozioni: tutta l’arte della
Gencer è contraddistinta dalla passione istintiva che scaturisce dalla
costruzione e dall’interpretazione dei personaggi, spingendosi oltre la
tecnica.
Zeynep Oral, fondatrice di Winpeace (movimento
femminile per la pace nel Mediterraneo), ha firmato un libro sulla grande
artista turca, Leyla Gencer: il canto e la passione edito da
Mursia, dove ha percorso le tappe più significative della vita e della
carriera di una delle voci più intense del Belcanto dagli anni Cinquanta agli
anni Ottanta.
Leyla Gencer, un ponte ideale tra Italia e Turchia
Giovedì 6 dicembre, ore 17.00
Memus (Museo e Archivio Storico del Teatro di San
Carlo)
Intervengono
Rosanna Purchia – Sovrintendente, Vincenzo De
Vivo – Direttore Artistico, Ferzan Özpetek Regista, Zeynep Oral
- Giornalista e Scrittrice, Carmen Giannattasio – Soprano,
Enrico Tellini – Musicologo
CORRIERE DELLA SERA
2012.12.04
Il San Carlo batte La Scala: sei
ministri per «La Traviata»
Nel parterre della prima attori
come Preziosi, Scamarcio e altri del «clan» di Ozpetek che firma la regia
dell’opera il
5 dicembre
Il San Carlo batte La Scala: sei
ministri per «La Traviata»
Nel parterre della prima attori
come Preziosi, Scamarcio e altri del «clan» di Ozpetek che firma la regia
dell’opera Ferzan Özpetek.
NAPOLI — Sono ben sei i ministri
annunciati per domani sera 5 dicembre a Napoli, alla prima de «La Traviata» al
teatro San Carlo. Si tratta di Ornaghi (Cultura), Passera (Sviluppo economico),
Cancellieri (Interno), Severino (Giustizia), Grilli (Economia) e Patroni Griffi
(Funzione pubblica). Una folta rappresentanza istituzionale, a testimoniare
l'attenzione del governo su Napoli e sui suoi luoghi della cultura, molto
importante per il San Carlo che attraversa un momento non facile. Ma ci sarà
anche un parterre molto «cinematografico»: già alla prova generale dell'altra
sera, in platea ad applaudire gli interpreti c'era Rosario Fiorello. Per domani
sono attesi Alessandro Preziosi e Riccardo Scamarcio. E di sicuro molti altri
attori del «clan» di Ferzan Özpetek, il regista italo turco che firma la regia
di questa nuova smagliante «Traviata».
GLI OSPITI - Presenti alla
prima anche Salvatore Nastasi, direttore generale per lo spettacolo del
ministero dei Beni Culturali, Pasquale Terracciano, consigliere diplomatico del
premier Monti, il direttore di Sky Classica Piero Maranghi, la stilista Carla
Fendi, l'archeologo Andrea Carandini, Nicola Luisotti, direttore musicale del
Teatro di San Carlo, Roberto Cicutto, amministratore delegato Istituto Luce
Cinecittà, Raffaella Leone dell'Eni, le produttrici cinematografiche Tilde
Corsi e Guendalina Ponti. Tra gli ospiti anche Mirella Haggiag, Sandra Carraro
e Camilla Morabito.
OMAGGIO A VERDI - La
messinscena sancarliana, che inaugura la stagione lirica 2012/2013 (repliche
fino al 15 dicembre) è l'omaggio del Massimo napoletano a Verdi in occasione
del bicentenario della nascita. Un omaggio, nonostante i tempi di crisi, pensato
«in grande», con un allestimento tutt'altro che minimale. Saranno di grande
effetto, infatti, i costumi di Alessandro Lai e soprattutto le scene del premio
Oscar Dante Ferretti. Il sipario si aprirà sull'intenso primo piano di Carmen
Giannattasio, la bella soprano di Solofra che interpreta Violetta, proiettato
su di un leggero pannello. Sontuosa la messinscena, con stoffe preziose e
grandi parrucche. Tutta la rappresentazione sarà trasmessa in diretta su Sky
Hd. A dirigere l'Orchestra e il Coro del Teatro San Carlo il giovane Michele
Mariotti, nel cast Saimir Pirgu (Alfredo), oltre ad interpreti già noti al
pubblico napoletano come Vladimir Stoyanov (Germont) e Cinzia Forte (Violetta
il 6, 12 e 14 dicembre). Insomma, ci sono tutti gli ingredienti per uno spettacolo
di grande richiamo. Anche perché l'opera verdiana è una delle più amate dal
pubblico.
GLI APPUNTAMENTI - Per
comprenderla meglio, intanto, proseguono gli appuntamenti del ciclo «Aspettando
Traviata»: l'ultimo è per giovedì 6, alle 17 presso il MeMus (Museo e Archivio
Storico del Teatro di San Carlo), con un incontro dedicato al grande soprano
turco Leyla Gencer. Artista di Stato in Turchia e massima esponente del
melodramma italiano, insignita nel 1963 della più alta onoreficenza di voce
verdiana nelle celebrazioni per il 150° anniversario della nascita di Verdi, la
Gencer è legata all'Italia non solo per formazione (allieva di Giannina Arangi
Lombardi), ma anche per aver caratterizzato con le sue peculiarità vocali
l'attività lirica del Massimo napoletano, tanto da essere soprannominata dal
pubblico sancarliano la «turca napoletana».
UN CLASSICO MODERNO - Sul
podio, domani sera 5 dicembre, ci sarà il trentaduenne Mariotti che si dichiara
entusiasta del lavoro a Napoli: «Ho trovato grande qualità e grande
disponibilità, gli artisti e le maestranze mostrano una forte componente umana
tanto che mi sono sentito subito a casa. Lavoriamo tutti con grande gioia».
Piacerà ai giovani questa Traviata? «Spero di sì, i classici sono sempre vivi e
moderni. L'opera poi è molto più attuale di quanto si pensi, è una forma d'arte
che ha come tema l'uomo e i suoi sentimenti e dunque è universale». La scelta
del regista italo-turco può essere funzionale a uno «svecchiamento» dell'opera?
«Con Ozpetek stiamo lavorando davvero a braccetto. In piena sintonia e con
rispetto. Lui dice spesso: non è la mia Traviata, è la nostra. Premesso ciò, la
vera modernità è l'interpretazione».
Dalle 17 al museo del teatro San Carlo, via San Carlo 98/f, incontro
dedicato al soprano turco Leyla Gencer. Artista di Stato in Turchia e massima
esponente del melodramma italiano, insignito nel 1963 della più alta
onoreficenza di voce verdiana nelle celebrazioni per il 150° Anniversario della
nascita di Verdi. Info 081 797 2331.
CONCERT
IN MEMORY OF LEYLA GENCER
İSTANBUL TECHNICAL UNIVERSITY STATE CONSERVATOIRE
2012.05.11
İTÜ BLUE HALL
2011 [3rd Anniversary]
CONCERT
IN MEMORY OF LEYLA GENCER
MEMBERS OF THE ANKARA STATE OPERA & BALLET
2011.05.10
OPERETTA HALL – RESİM VE HEYKEL MÜZESİ, ANKARA
2010 [2nd Anniversary]
2009 [1st Anniversary]
COMMEMORATION EVENT OF AMICI DEL TEATRO SAN CARLO
GIORNO & NOTTE
2009.05.23
OPERA DI SAN CARLO DI NAPOLI, FRANCESCO CANESSA FOYER
LA REPUBBLICA
2009.05.23
AMICI DEL SAN CARLO Martedì 26 alle 18 nel foyer del
San Carlo Francesco Canessa, S. Ragni e G. Tangucci ricorderanno Leyla Gencer,
grande protagonista della Donizetti Renaissance.
COMMEMORATION EVENT OF ANDANTE MUSIC MAGAZINE
MEETING
2009.05.09
SABAH DAILY NEWSPAPER
2009.05.09
Gencer'siz bir yıl geçti
Leyla Gencer, aramızdan ayrılışının ilk yıl dönümünde
özel söyleşiler ve dinletilerle anılacak. Eşsiz soprano için bu akşam Kadıköy
Süreyya Operası'nda bir söyleşi yapılıyor
Soprano Leyla Gencer, ölümünün birinci yıl dönümünde
çeşitli etkinliklerle anılacak. Kadıköy Süreyya Operası'nda düzenlenecek
söyleşide, kendisini dönemindeki diğer sopranolardan ayıran yönlerine ışık
tutulacak. Saat 17.00'de Süreyya Operası Balo Salonu'nda düzenlenecek ve müzik
yazarı Ersin Antep'in sunacağı söyleşiye, klasik müzik dergisi Andante'nin
Genel Yayın Yönetmeni Serhan Bali konuk olacak. Ayrıca saat 16.00'dan itibaren
fuayede Leyla Gencer fotoğraf sergisi gezilerek, isteyenler anı defterini imzalayabilecek.
Akşam saat 20.00'de ise, İstanbul Devlet Opera ve Balesi orkestrası ve solist
sanatçıları Gencer'in anısına bir konser verecek. NTV Radyo'da her cumartesi
sabahı 09.00-11.00 saatleri arasında yayınlanan Klasik Müzik
Gündemi programının bu haftaki konuğu, gazeteci- yazar Zeynep Oral olacak.
Gencer üzerine Türkçede yazılmış ilk biyografinin sahibi olan Oral, ayrıca şu
sıralar Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından yayımlanması beklenen özel anma
kitabının editörlüğünü de üstlendi. Programda Oral'la dostu, sırdaşı Leyla
Gencer hakkında sohbet edilerek, divanın sahne kayıtlarından örnekler
dinletilecek. 10 Mayıs Pazar günü ise Andante dergisi, Gencer'in
anısına Ortaköy Meydanı'nda bir anma etkinliği düzenleyecek. Gencer'in,
aralarında ender bulunanların da yer aldığı en güzel sahne kayıtlarının,
Extreme Audio tarafından mekâna özel olarak kurulacak müzik sisteminde
dinlenebileceği bu etkinliğe, geçen yıl aralarında Ayla Erduran, Leyla Pınar,
Orhan Şallıel, Memet Ali Alabora, Ali Pınar, Zeynep Oral, Dilek Türker, Emir
Gamsızoğlu ve Birsen Ulucan'ın da bulunduğu çok sayıda sanatçı ve yazar
katıldı.
İKSV’den tekne seferi
Leyla Gencer'in Anısına 2. Ortaköy Buluşması ise, bu
yıl İstanbul Kültür ve Sanat Vakfı'nın deniz tarafından tekneyle gelecek
misafirlerinin katılımıyla daha da genişleyecek. Ortaköy Meydanı'ndaki Özlem
Çayevi'nde saat 11.00-13.30 arasında düzenlenecek buluşmaya Gencer'in bütün
hayranları davetli. Geçen yıl 10 Mayıs'ta 80 yaşında kaybettiğimiz Gencer'in
külleri vasiyeti üzerine Boğaz'a serpilmişti. Diğer yandan, İstinye'de bulunan
Timpani Audio'nun mayıs ayı sohbeti ise, ölümünün birinci yıldönümünde yine La
Diva Turca olarak anılan Leyla Gencer'e ayrıldı. Klasik müzik yazarı ve
eleştirmeni Serhan Bali'nin konuk olduğu, 29 Mayıs Cuma günü, 17.30-19.30
saatleri arasında yapılacak ücretsiz etkinliğe katılmak için, önceden yer
ayırtılması gerekiyor.
ANNA PANGALOU mezzo-soprano NIKOLAS TSALIKIS piano
Claudio Monteverdi
"La mia turca" dal Quarto Scherzo delle Ariose Vaghezze
Théâtre de l' Athenée, Paris, 1981
Claudio Monteverdi
"Addio Roma" Aria di Ottavia
L'Incoronazione di Poppea
Teatro alla Scala, Milano, 1967
Giovanni Paisiello
"Nel cor piu non mi sento"
La Molinara
Théâtre de l' Athenée, Paris, 1981
Joseph Haydn
"Arianna a Naxos"
Cantata a voce sola for piano and voice
Théâtre de l' Athenée, Paris, 1985
Jules Massenet
"Air des lettres" Air de Charlotte
Werther
Teatro Lirico Guiseppe Verdi, Trieste, 1959
Jules Massenet
"Va, laissez couler mes larmes" Air de Charlotte
Werther
Teatro Lirico Guiseppe Verdi, Trieste, 1959
Pietro Mascagni
"Voi lo sapete, o mamma" Aria di Santuzza
Cavalleria rusticanna
Teatro di San Carlo, Napoli, 1971
2008
BIBLIOTECA MAZZOLENI
IN MEMORY
2008.11.29
PALERMO
LA REPUBBLICA
2008.11.29
Appuntamenti
Teatro Al Museo Pasqualino, in piazzetta Pasqualino,
alle 18,30 "Teatro Palermo", incontro con Roberto Andò, Emma Dante e
Vincenzo Pirrotta. convegni Oggi seconda giornata del convegno di teologia
pastorale "Il kerygma cristiano e i legami affettivi" alla Facoltà
teologica, in corso Vittorio Emanuele. Dalle 9,30 alle 12:30 le relazioni di
Giuseppe Alcamo, Carmelo Torcivia e Salvino Leone. incontri Oggi alle 18, nella
chiesa di Santa Maria della Catena, in corso Vittorio Emanuele, il teologo
belga André Wenin parlerà sul tema "Adam. L' uomo raccontato dalla Bibbia".
degustazioni In piazza San Francesco, oggi e domani dalle 11 alle 16, torna
"La Palermo dei mercati". Musica
Alle 17 alla Biblioteca Mazzoleni ai Cantieri culturali, in via Perpignano 102,
Salvatore Aiello presidente degli Amici dell' opera lirica Ester Mazzoleni
commemora Leyla Gencer con ascolti e filmati rari. Ingresso libero
donazioni da ieri nella cappella del Policlinico sono esposte le tele "L'
Adorazione" e "La Resurrezione" donate dal pittore Emanuele Di
Fresco. seminari Al liceo Meli, in via Aldisio 2, iniziano il 3 dicembre i
seminari di aggiornamento del "Progetto Scuola-Comunità".
Informazioni allo 091 6884720 lunedì, mercoledì, venerdì dalle 9,30 alle 12,30.
libri Alle 20,30 alla Masseria Di Salvo, in contrada Tumminia a Bolognetta,
presentazione del romanzo di Claudia Sottile "Vicolo Puccini".