VI. Leyla Gencer Voice Competition
Finale
SABAH DAILY NEWSPAPER
Leyla Gencer'in 'halefleri'ne çağrı
Bu yıl altıncısı düzenlenen Leyla Gencer Şan Yarışması'nın ön elemeleri için başvurular başladı. Leyla Gencer'in önderliğinde, İKSV ve La Scala Tiyatrosu Sahne ve Gösteri Sanatları Akademisi Vakfı tarafından ortaklaşa düzenlenen yarışmada ön elemeler, jüri karşısında canlı olarak gerçekleştirilecek. 15-16 Mayıs'ta İstanbul'daki ön eleme dışında 3- 16 Mayıs arasında Berlin, Barselona ve Milano'da da elemeler yapılacak. Yarışmanın finalleri 21-36 Ağustos'ta İstanbul'da gerçekleşecek. www.leylagencer.org
"Leyla Gencer" finalistleri belirlendi
"6. Leyla Gencer Şan Yarışması" finalinde altısı Türkiye'den dokuz yarışmacı yarışacak. Final gecesi yarın Aya İrini Müzesi'nde gerçekleştirilecek.
CUMHURİYET DAILY
NEWSPAPER
Bayrak yarışına devam...
O, Leyla Gencer’di.
Leyla Gencer Şan Yarışması dolu dizgin sürüyor. Bu akşam Aya İrini’de final gecesi var! Önceki gün yarıfinale kalan yarışmacıları izlerken, onların heyecanlarını paylaşırken eski günlere gittim.
Yıllar önce, kendini çok sesli müziğe adamış, çağdaş evrensel değerleri yüceltmiş, kalıcı işlere imza atmış müzik insanı Aydın Gün, sevgili meslektaşı Leyla Gencer adına böyle bir yarışmayı düşlemişti, düşünmüştü. Öyle ya, uluslararası opera dünyasında, bir örnek bir referans oluşturmuş, başka hangi şancımız vardı ki? Aydın Gün yılmadı, engelleri aştı, kurumları ikna etti ve Leyla Gencer Şan Yarışması’nın ilk tohumlarını o attı…
Bu yıl altıncı kez tekrarlanıyor. İstanbul Kültür Sanat Vakfı ve La Scala Akademisi iş birliği, Doğuş ve Garanti Bankası sponsorluğuyla, İstanbul 2010 Ajansı ve Borusan katkılarıyla gerçekleştiriliyor.
Tatil dönüşü (Tatil dediğim, Salzburg Festivali!) kendimi yarışmanın yarıfinallerine attığımda o gepegenç sanatçıların yüzlerinde, ellerinde, seslerinde, en somut biçimde heyecanı görebiliyordum. Heyecanı, endişeyi ama yarı finale dek yükselmiş olmanın mutluluğunu da… Nasıl olmasın ki, başlangıçta çeşitli ülkelerden 119 adaydılar. İçlerinden 12 ülkeden gelen 34’ü çeyrek finallere katıldı. Sonra sayıları 6 ülkeden 17’ye indi.
Günün sonunda finale kalan ve bu akşam Aya irini’de yarışacak olan dokuz genç sanatçı şöyle:
Adelina Diaconu (kolaratur soprano / Romanya), Anna Lapkovskaja (mezzo-soprano / Almanya), Aylin Sezer (soprano / Türkiye), Bahadır Noyan Coşgun (bariton / Türkiye), Esra Çetiner (soprano / Türkiye), Kartal Karagedik (bariton / Türkiye), Pervin Çakar (soprano / Türkiye), Pretty Yende (soprano / Güney Afrika) ve Sirel Yakupoğlu (soprano / Türkiye). İlgimi çekti: Türkiye’den finalistler Ankara, Diyarbakır İstanbul, İzmir, Kayseri, Mardin gibi farklı kentlerden geliyor…
Onlara Gürer Aykal yönetiminde Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası eşlik edecek. 5. Leyla Gencer Şan Yarışması’nda birinci olan soprano Nazlı Deniz Boran da bir konser de verecek.
Bence kaçırmayın o heyecanı siz de yaşayın! Üstelik dünyadan kopup referandum savaşlarına daldığı şu günlerde sağlığa da iyi gelir!
“Bu bir bayrak yarışı” diyordu Leyla Gencer. “Kazanmak değil, katılmak, parçası olmak önemlidir” diyordu.
Yaşamı boyunca, son gününe dek “misyonum” dediği bir inancın peşinden koştu. Bu inanç, bu misyon içindeki müzik sevgisini, şan sevgisini, bu tutkuyu yaymaktı.
Nitelikli müzik, bilgiye, birikime, düşünceye, düş gücüne, yaratıcılığa dayalı müzik aracılığıyla insanı ve dünyayı daha iyi, daha güzel kılma çabası…
Bu misyon, çağdaş ve evrensel kültür bayrağını elden ele genç kuşaklara taşımaktı. Genç sanatçılara yeni olanaklar tanımak, onlara yol açmak, o yolda ilerlemelerini sağlamaktı… Ve onları yeryüzünün ortak kültür ve müzik dünyasının bir parçası kılmaktı…
Bu akşam tüm finalistlere “In bocca al lupo” diyorum! (Opera dili İtalyancada “iyi şanslar”, “başarılar” niyetine sahneye çıkacak sanatçıya söylenir! “Kurdun ağzında” demektir…)
SABAH DAILY NEWSPAPER
Leyla Gencer Şan Yarışması'nın finali bugün Aya İrini Müzesi'nde gerçekleştirilecek. Yarışmanın finalinde, altısı Türkiye'den olmak üzere dokuz sanatçı yarışacak. Final gecesinde yarışmacılar jüri tarafından belirlenen aryaları Gürer Aykal yönetimindeki Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası eşliğinde seslendirecekler. Gecede ayrıca, 2008 yılında 5. Leyla Gencer Şan Yarışması'nda birinci olan soprano Nazlı Deniz Boran da bir konser verecek.
SABAH DAILY NEWSPAPER
SABAH DAILY NEWSPAPER
Önceki akşam
Aya İrini Müzesi'nde finali gerçekleşen 6. Leyla Gencer Şan Yarışması'nda dokuz
finalist arasından Güney Afrika'dan Pretty Yende birinci seçildi. Jüri
başkanlığını Sferisterio Opera Festivali Genel Müdürü Pier Luigi Pizzi'nin
üstlendiği yarışmada ikinci Türkiye'den Kartal Karagedik olurken, üçüncülüğü
Almanya'dan Anna Lapkovskaja ve Türkiye'den Pervin Çakar paylaştı. Gecede dokuz
finalist, şef Gürer Aykal yönetimindeki Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası
(BİFO) eşliğinde sahne aldı. www.leylagencer.org
CUMHURİYET DAILY
NEWSPAPER
Leyla Gencer Yarışmasından, Muhteşem Öyküler
O akşam İtalya’da, Perugia’daki pizzacı çok kalabalıktı. Hanımefendi ve dostları hiçbir şeyden memnun olmuyordu. Ne yediklerinden ne içtiklerinden ne de servisten… Bütün akşam garson kızı azarlayıp durmuştu. Ama o biliyordu ki “müşteri her zaman haklıdır” ve ne yapıp edip bu işi kaybetmemesi gerekir! O anda bildiği yapabildiği en iyi şeyi düşündü ve pattadak arya söyleme önerisinde bulundu. (Bugüne de o lokanta böyle bir şeyin olmuşluğu yoktu!) Hanımefendi, yüzünde küçümseyici bir gülümsemeyle “söyle bakalım” dedi.
Garson kız aryasını söyledi.
Bitirdiğinde, Hanımefendi onu kucaklıyor ve masadaki dostlarına dönüp, “haydi bakalım, herkes, hepiniz cebinde ne varsa şu tabağa doldursun” diyordu.
Garson kızın adı Pervin Çakar’ dı. Önceki akşam Leyla Gencer Şan Yarışması’nda üçüncülüğü Beyaz Rusya’dan Anna Lapkovskaya ile paylaşan soprano Pervin Çakar…
Yarışma sonrasında ondan yaşam öyküsünü dinlerken etkilenmemek olanaksızdı.
1981 doğumlu. Mardin’de, beş çocuklu yoksul bir ailenin çocuğu… Diyarbakır Güzel Sanatlar Lisesi’nde kazandığı “kompozisyon yarışmaları” … Önceleri işi gücü yazmak… Ama herhangi bir şenlikte şarkı söylemek gerektiğinde türkü ya da Türk halk müziği parçaları söyleyen de o. Bir hocasının “sende opera sesi var” demesi… Opera ne ki? O sözcüğü bile duymamış! Hocasının ona armağan ettiği bir Callas plağı… Ama dinleyemez çünkü evde plak çaları yok! İlk kez operayı Ankara’da izler. Kararını verir operacı olacaktır. Ankara Gazi Üniversitesinde hocası Oylun Erdayi… Ankara Devlet Operasına sözleşmeli girmesi… Bir İtalyan menajerin “İtalya’ya gitmelisin” önerisi. İtalya ya gidiş, ailenin öfkesi ve bağların kopuşu… Yokluk yoksulluk ama azimle müziğe sarılması.
İtalya’da kâh kiliselere sığındı, manastırlarda yaşadı, kâh temizlikçi olarak çalıştı. Ama en iyi hocalardan vaz geçmedi! Ve İtalya’da irili ufaklı sayısız opera ve konserlere çıkmaya başladı. Ardından ödüller gelmeye başladı. 2009’da “Rigoletto”nun Gilda’sı; “Maria Stuarda”nın Anna Kennedy’siydi…
“İtalya’da her türlü işi yaptım. Ama hocalarım beni hep çok sevdi, çok beğendi ve hep ücretsiz ders verdi.”
Pervin Çakar önümüzdeki hafta İspanya’da Monserrat Caballé Şan Yarışmasına giriyor!
İyi şanslar Pervin, kalbimiz ve dualarımız seninle!
Sevgili Okurlar, VI. Leyla Gencer Şan Yarışması’nın Aya İrin’deki final gecesi, muhteşemdi! Olağanüstüydü! Benzersizdi! Her anı bir daha beni terk etmeyecek biçimde gönlüme yerleşti!
Sonuçları dün bu sayfada okudunuz. Konserin muhteşemliği finalistlerin düzeyinden, Gürer Aykal yönetiminde Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası’nın performansından, ama aynı zamanda şefle finalistler, şefle orkestra elemanları, şefle dinleyici arasındaki sıcacık ilişkiden ve iletişimden doğuyordu.
Konuştuğum tüm jüri üyelerine göre de bu yılki finalistlerin düzeyi olağanüstüydü. Jüri üyeleri finale kalmış dokuz şancıyı da öve öve bitiremediler.
Ama işte şan acımasız bir olay! En parlak, herkesin favorisi olan bir finalist o gün hastalanabilir, burnu tıkanabilir, boğazı ağrıyabilir, bir heyecan, bir esinti, her şeyi alt üst edebilir… İnsan sesi bu! Çalgı değil ki akort edebilesin! (Üzülme Aylin, daha nice yarışmalar var önünde!)
Sevgili Okurlar, yukarıda anlattığım Pervin Çakar’ın öyküsü, hiç kuşkunuz olmasın, olağanüstü dokuz öyküden sadece biri! Hepsi birbirinden ilginç öyküler! Hepsi bir tutkunun, adanmışlığın, sonsuz çabanın öyküsü.
Birinci olan Güney Afrikalı Cape Town doğumlu (1985) Pretty Yende’nin, üçüncülüğü paylaşan Anna Lapkovskaia (1983) öyküleri de Pervin’inki denli zorlu.
Yarışma gecesi en zorlu sınavı ise bence ikinciliği kazanan bariton Kartal Karagedik (1984) verdi! Neden mi? Jüride dünyanın en usta, en ünlü baritonlarından biri Renato Bruson vardı da ondan! Onun karşısında söylemek her bariton için artı bir zorluktur!
Neee? Koca Renato Bruson İstanbul’da mıydı? Yaaa öyleydi.
İKSV’ye naçizane önerim: Lütfen önümüzdeki Leyla Gencer Şan Yarışmasında, Paris Hilton’u jüriye alın ki, medyamız biraz ilgi göstersin!
Tüm katılımcıları, kazananları ve emeği geçenleri kutluyorum.



