Showing posts with label 1962. Show all posts
Showing posts with label 1962. Show all posts

CONCERT 

Saray Movie Theatre, İstanbul
05 January 1962

Istanbul City Opera Orchestra
Demirhan Altuğ conductor
Leyla Gencer soprano

Puccini In Quelle Trine Morbide Manon Lescaut
Boito L'altra notte in fondo al mare Mefistofele 
Puccini Un bel di vedramo Madama Butterfly
Puccini Vissi d'arte Tosca
Verdi Addio del passato La Traviata
Verdi Ah forse e lui La Traviata
Verdi O Cieli azzurri Aida

Note: Charity Concert for Children

CUMHURİYET DAILY NEWSPAPER                                                 

1961.12.27                                                                           

SES WEEKLY MAGAZINE                                              
1962.01.05

KİM WEEKLY MAGAZINE                                               
1962.01.17 

YILIN KADINI LEYLA GENCER

Dekor, Barok mimarisinin güzel örneklerinden birini hatırlatıyordu. Her şey yerli yerindeydi. Dekoratörün sahneye uyarladığı San Angelo kalesi, o muazzam opera binasının sahnesinde gerçeğine öylesine benziyordu ki, seyirciler Barok mimarisinin kilisesinde olduklarına gerçekten inanmışlardı. Galanın muhteşem davetlileri, nefeslerinin kesilir gibi olduklarını sık sık duyuyorlardı. Localar alt ve üst salonlar o kalabalık sessizliklerin korkunçluğunu anlatan büyüklükteydi. Herkes büyük bir hayranlıkla Floria Tosca’yı hem seyrediyor, Birinci perdenin ilk aşk düetini dinleyenler, birden sese hayran oldular.

Bu tempo birinci, ikinci ve üçüncü perdeye kadar devam edecek ve nihayet üçüncü perdenin sonunda, tarihi muazzam operayı dolduran dinleyiciler heyecanlı ayağa fırlayacaklardı. Tosca sevgilisi Cavaradossi’yi ebediyen kaybettiğine inandıktan sonra kendini kale duvarlarından aşağıya Tiber nehrine atacaktı. Ölümsüz aşkın kahramanları ebediyette buluşacaklardı. Perde inerken, ayakta alkışlar birbiri ardından sökün etti. Salon birden uğuldadı. Alkış büyüdü büyüdü, korkunç bir uğultu halini aldı. Perde açıldı kapandı. Floria Tosca sayısız defa sahneye çıktı. Büyük alkış sona erdiği vakit ilk perde kapanalı tam 20 dakika olmuştu. Bütün dinleyici Giacomo Puccini’nin ünlü Tosca eserini oynayan büyük sanatçı sopranoyu alkışa boğmuşlardı.
İkinci Dünya Savaşı’nın yıkıp yok edemediği, dünyanın sayılı opera binalarından olan ünlü Viyana operasının salonu bu kadar uzun alkışa belki de hiç şahit olmamıştı. Türk opera sanatçısı soprano Leyla Gencer, o gece Puccini’nin Tosca operasının galası için Viyana de davet edilmiş ve ilk defa o büyük opera salonunda sahneye çıkan ilk Türk olarak, devamlı alkış almıştı. 1960-1961 o sanat mevsiminin en uzun akışını Viyana’da bir Türk sanatçısının alışı, büyük anlamlar taşıyordu.
Soprano Leyla Gencer, her temsilinde başarıdan başarıya koşuyor İtalya’daki Scala operasından Amerika’ya, Viyana’ya, Londra’ya kadar Avrupa’nın, yani dünyanın sayılı opera sahnelerini geziyor, 
alkışlar ama hep çoğalan alkışları topluyordu. Avrupa memleketleri sanatı ön planda tutan insanlarla doluydu. Opera batının en eski sanat dallarından biriydi ve gerçekten geleneksel bir bağlantıyla devam ettirmekte idiler. Dünyanın sayılı sopranoları arasında rahatça yer alan Türk opera sanatçısının ilgi çekici yönleri vardı. Yıldızın parladığı anlar olurdu elbet ama Gencer yıldızını bizzat kendisi parlatıyordu.
Hiçbir opera tradisyonu olmayan bir memleketin çocuğu olarak, dünyanın sayılı opera merkezlerinde aranması, dinlenmesi ve sevilmesi az görülen sanat olayıydı. 1956 yılıydı San Fransisco’da Gaetano Donizetti’nin “Lucia Lammermor” operası, ünlü ama şımarık soprano M. Callas tarafından hazırlanmaktaydı. San Fransisco’lular büyük bir merak ve ilgi ile Callas’ın galasını yapacağı günü heyecanla bekliyorlardı. Callas değerini kabul ettirmiş, gerçek opera sanatçılarındandı. Fakat opera idarecileri ile hiç beklemediği sırada bir ihtilafa düştü. On beş gün sonra opera ilk temsilini yapacak ve perdeyi Lucia adlı operasıyla açacaktı.Ama Callas buna imkân vermek istemedi çok para istedi ve hiç beklenmedik bir zamanda operayı terk etti ve tası tarağı topladığı gibi Amerika’dan Avrupa’ya o gün uçuverdi. Olay büyük bir tepki yarattı ve dünya basını Callas’ın bu hareketini büyük skandal diye ilan etti.
San Franciscolular Callas’ı bulsalar bir bardak suda boğacak ya da tükürükle öldürecekti. O sıralarda Amerika’ya yeni temsiller vermek üzere davetli olarak çağrılmış bulunan Türk sopranosu Leyla Gencer, opera idarecilerini ilk aklına gelen isim oldu. Gidip Gencer’i buldular, konuştular ve 15 gün içinde Lucia rolünü hazırlanması hususunda anlaşmaya vardılar. 15 gün gibi kısa bir zamanda Lucia operasını hazırlayan Leyla Gencer ilk büyük başarıya Amerika’da ulaştı denilebilirdi. Büyük yankılar uyandıran temsillerden sonra Leyla Gencer Amerika’da günün sanatçısı oluyordu. San Francisco’yu New York, sonra Teksas eyaletinin en büyük operasının bulunduğu Dallas’ta opera temsilleri verdi. Başarı alkışları, gazete ve dergiler de çıkan övgüler bir kıvılcım gibi hemen Avrupa’ya sıçradı. Gerçi 1954 yılından Napoli’de San Carlo Operasında sahneye çıkmıştı ama Amerika’da 1956 yılında San Francisco operasında “Francesca da Rimini” adlı opera temsilinden sonra ünlü “Time” dergisi tarafından Leyla Gencer, “büyük, sıcak ve güzel sesi Sopranoyu Amerika daha çok dinleyecektir” dediği zaman yerinde ve zamanında bir söz söylenmişti. Amerika’daki temsilleri baştan başa başarılarla doluydu. Sonra bu başarıları Avrupa’dakiler takip etti.

UN BALLO IN MASCHERA [Gustavus III]

Giuseppe Verdi (1813 - 1901)
Opera in three acts in Italian
Libretto: Antonio Somma
Premièr at Apollo Theatre, Rome  – 17 February 1859
29 July - 01, 04, 08, 12, 15 August 1962
Arena di Verona, Verona

40. VERONA OPERA FESTIVAL  

Orchestra e Coro del Arena di Verona
Conductor: Gianandrea Gavazzeni
Chorus master: Giulio Bertolo 
Stage director: Carlo Maestrini – Enrico Colosimo
Scene and costumes: Attilio Colonnello – Gianrico Becher –Emma Calderin
Choreographie: Ria Teresa Legnani

Count Riccardo Governor of Warwick (Gustavus III) CARLO BERGONZI tenor
Amelia LEYLA GENCER soprano
Renato Secretary to the Governor (Anckarstroem) MARIO ZANASI baritone
Samuele (Count Ribbing) enemy of the Governer ANTONIO CASSINELLI bass
Tomaso (Count Horn) enemy of the Governer ALESSANDRO MADDALENA bass
Silvano a sailor (Cristian) VIRGILIO CARBONARI baritone
Oscar a page MARIA MANNI JOTTINI / MARGHERITA RINALDI soprano
Ulrica a fortune-teller (Arvidson) ADRIANA LAZZARINI mezzo-soprano

Time: Boston (USA) or Sweden
Place: End of Eighteenth Century or 1792

Photos © VANTINI, Verona

Note:  Last two performances (12 & 15.08) cancelled due to stage fire






POSTCARD
UN BALLO IN MASCHERA
ARENA DI VERONA 
1962




1962.08.12 Stage Fire at Arena di Verona
With Maestro Gianandrea Gavazzeni

With Enrico Colosimo, stage director

























HAYAT WEEKLY MAGAZINE                                        
1962.08.30

OPERA MAGAZINE                                        
1962 November

STELLE DELL’ARENA

1988
REMO SCHIAVO (PANDA EDIZIONE PADOVA)

Leyla Gencer

Fu davvero, come scrisse un pungente critico, la Callas dei poveri? Sì e no. L'aver scelto esattamente lo stesso repertorio della Callas, quello del soprano drammatico di agilità, la poneva inevitabilmente a confronto con quella che era la diva del momento. E poiché i teatri della Gencer non crano quelli della Callas, nacque quello strano appellativo perché parevano diversi i pubblici che applaudivano le due primedonne. I confronti sono sempre spiacevoli ed inutili: la Callas e la Gencer avevano in comune solo una parte del repertorio per il resto diverse le voci, diverso il carattere, diversa bla recitazione.

La Gencer non aveva una figura, come si suol dire, statuaria e impo- nente: era ben proporzionata ma piccolina, un viso grazioso e interessante, capelli nerissimi, uno sguardo penetrante. Recitava bene ma senza il gesto perentorio della Callas e senza assalti dionisiaci. La voce non molto robusta, di buon metallo, partiva dalle note del soprano drammatico e raggiungeva, ma con una certa difficoltà, quelle del soprano leggero. All'inizio della carriera pareva volesse essere più Lucia e Gilda che Leonora o Aida poi chiara- mente si orientò verso il repertorio del soprano drammatico secondo la lezione della Callas, ossia quella del belcantismo ottocentesco che pareva cancellato dall'esperienza verista.
Il debutto areniano della Gencer avvenne con il Ballo in maschera del '62. La parte era decisamente quella del soprano drammatico. Forse perché impaurita dal grande spazio, e nel timore di non essere sentita, la Gencer cantò senza insistere su chiaroscuri, o pianissimo. Ne venne una interpre- tazione di tutto sbalzo del personaggio di Amelia sia nella parte vocale che nella parte scenica. Piacque al pubblico e piacque alla critica, così l'anno dopo venne chiamata per cinque recite di Aida, tre dirette da Serafin e tre dirette da Gavazzeni, i due maestri che dell'acustica areniana conoscevano ogni segreto. È assai probabile che la Gencer abbia approfittato dei loro consigli per la resa perfetta del personaggio della schiava etiope. Abbandonò il canto spiegato e disteso che aveva usato nel Ballo e ricorse a tutte quelle mezze tinte che si addicevano a quell'umbratile figura del Verdi più maturo, quasi al limite della vecchiaia. Ebbe certo le sue impennate nelle frasi scultoree dei duetti con Amneris e col padre Amonasro, ma letteral- mente incantò nel "Numi pietà" o nel "Là tra foreste vergini". Quei pianis- simi non si perdevano, anzi, nell'Arena zeppa di folla, venivano chiaramente percepiti anche nei più lontani gradoni. Inutile dire che il punto di maggior tensione era raggiunto nei "Cieli azzurri" del terzo atto. In questi momenti di estatico rapimento la Gencer faceva veramente ricordare la Callas, non perché la imitasse ma per il colore della frase musicale.
Quasi per confrontarsi con la divina, la Gencer, ancora una volta diretta da Gavazzeni, inaugurava la stagione del 1965 con Norma. La scena montata da Pino Casarini mancava di un'idea unitaria, ma rendeva abba- stanza bene l'atmosfera dell'opera e di conseguenza giustificava la regia di Sandro Bolchi. Ad esempio, la prima scena rappresentava la foresta d'Irminsul e tra le sacre antiche piante Norma ritornava un attimo ancora dopo essere uscita con il corteo per vedere se di lontano Pollione l'avesse seguita come ai giorni del primo amore. La Gencer era ormai di casa all'A- rena, ma non si permetteva di defraudare di una nota il suo pubblico. Dopo il "Pace v'intimo" cantava "Il sacro vischio io mieto" come in un sospiro dolcissimo. Era il giusto preludio alla preghiera "Casta diva". Negli atti seguenti predominava ora il tono elagiaco ora il tono furente e dramma- tico, ma era nel finale che la cantante otteneva con Gavazzeni i più alti esiti per quel senso di catarsi nell'anelito alla morte liberatrice che pareva ricor- dare quella della tragedia classica. Tale era la tensione, dal duetto “In mia mano alfin tu sei" alla preghiera "Deh non volerli vittime" che, finita l'opera, la Gencer aveva bisogno di qualche minuto per ricomporsi ed apparire alla ribalta.
Assai lodata la presenza della Gencer nella Messa da requiem di Verdi, il 9 agosto 1966, sotto la direzione di Antonio Votto. Il fatto di essere un soprano drammatico di agilità le permetteva di passare nel "Libera me Domine" con grande facilità dai momenti della paura del castigo ai momenti della fiducia nella divina misericordia. Era presente in quell'anno anche nell'Aida con Bergonzi e la Cossotto, tre voci eccezionali per una buona direzione di Capuana e una bella regia di Herbert Graf. Non mancava come elemento di discussione l'intervento spettacolare del Corpo di Ballo del Teatro Kirov di Leningrado.
Sempre sotto la direzione di Capuana, la Gencer affrontava nel 1967 la parte di Leonora nella Forza del destino e nel '68 l'altra Leonora, quella del Trovatore. Volente o nolente la Gencer riprendeva il repertorio che in Arena era stato della Callas. E della Callas ricordava qualche momento, come ad esempio in "D'amor sull'ali rosee" del Trovatore eseguita con tutte le finezze del belcanto ottocentesco. Era una lezione che la Gencer lasciava all'Arena, lezione non seguita, come tutte le lezioni degli ottimi maestri. Per continuare la tradizione del soprano drammatico di agilità bisognerebbe che ci fossero voci eccezionali come quella della Callas e della Gencer, ma i miracoli non accadono ogni giorno.

ARENA DI VERONA Social Media Post                                    
2022

TURANDOT
Giacomo Puccini (1858 - 1924)
Opera three acts in Italian
Libretto: Adami & Simoni based on Gozzi’s fable
Premièr at Teatro alla Scala, Milan – 25 April 1926
13†, 17†, 21 January - 04, 07, 17 February 1962
Teatro San Carlo, Napoli
 
Conductor: Oliviero de Fabritiis
Chorus master: Michele Lauro
Stage director: Enrico Frigerio
Scene and costumes: C.M. Cristini
 
Princess Turandot LUCILLE UDOVIC soprano
The Emperor Altoum LUIGI PAOLILLO tenor
Timur exiled King of Tartary JOSHUA HECHT tenor 
Calaf his son FRANCO CORELLI tenor
Liù a slave girl LEYLA GENCER soprano
Ping Grand Chancellor of China RENATO CESARI baritone
Pang supreme lord of provisions MARIO CARLIN tenor
Pong supreme lord of the Imperial Kitchen PIERO DE PALMA tenor
A mandarin ANTONINI SACCHETTI baritone
 
Time: Antiquity
Place: Beijing, China
 
† Recording date

Photos © FOTO TRONCONE, Napoli





















OPERA MAGAZINE                                                  

1962 January

OPERA MAGAZINE                                                  

1962 May
                       

COMPLETE RECORDING

1962.01.13

Recording Excerpts [1962.01.13]

Signore, ascolta! Ah, signore, ascolta! Act I
Il nome che cercate Act III Scene I
Tu, che di gel sei cinta Act III Scene I

FROM CD BOOKLET
TURANDOT

Franco Corelli started his 1961/62 season after his duties at the Arena in Verona in October 1961 with Il Trovatore when the Rome Opera House gave some performances in Berlin, surrounded by Mirella Parutto, Fedora Barbieri, and Ettore Bastianini. He performed Manrico also for the inaugurazione of the Teatro Nuovo di Torino, this time with Margherita Roberti, again Fedora Barbieri, and Dino Dondi. Next came a Tosca at the Barcelona Teatro del Liceo with Luisa Maragliano and Piero Cappuccilli, before he starred at the La Scala opening in La battaglia di Legnano with Antonietta Stella and Ettore Bastianini. After Milan he spent one night at Nice, France, for a Tosca with Christiane Castelli and José Faggianelli. Franco Corelli's Calàf was already considered as one of his greatest impersonations when he joined the Teatro di San Carlo at Naples for this new production, having sung the part in many of the world's greatest opera houses and especially in the historic 1961 Metropolitan Opera production conducted by Leopold Stokowski and with Birgit Nilsson and Anna Moffo as his partners. The San Carlo had assembled a strong supporting cast for his divo.
Lucille Udovich was American by birth (1920) but spent the best part of her important career in Italy. After some years in the Italian provinces the soprano had her break-through as Agnese di Hohenstaufen at the 1953 Maggio Musicale Fiorentino. This brought her many important engagements in the leading theatres in Italy and at the Glyndebourne Festival. In 1958 she starred as Turandot in the filmed RAI production with Franco Corelli, Renata Mattioli, and Plinio Clabassi. She appeared also at London's Royal Opera, Bruxelles, Amsterdam, and through all the French provincial companies. In her homeland she appeared at the Chicago Lyric Opera, San Francisco Opera, and the Philadelphia Lyric and Grand Opera companies. Her only official recording seems to be the Glyndebourne Festival recording of Mozart's Idomeneo with Sena Jurinac, Léopold Simoneau, and Richard Lewis, John Pritchard conducting. For the RAI, she recorded Britten's Peter Grimes with Mirto Picchi, Piero Guelfi, and Plinio Clabassi under Fernando Previtali in 1956. In 1964 Udovich recorded also La Gioconda with Anna Maria Rota, Anna Di Stasio, Daniele Barioni, Mario Sereni, and Plinio Clabassi, under Oliviero de Fabritiis. She retired in the midseventies and died in 1999.
LEYLA GENCER doesn't need much introduction as she is universally regarded as one of the most important singers during 1950 and 1980, and her career is well known. It seems that this Liù is the only surviving recording of her impersonation.
After these Naples Turandot, Corelli went again to America to sing in Aida, Turandot, and La Gioconda at the Met, and in Tosca and Carmen at the Philadelphia Lyric Opera, this last opera with the then unknown Marilyn Horne as the gypsy. May saw Corelli returning for Milan's La Scala for more Turandot with Birgit Nilsson and Amy Shuard alternating as Turandot, and Mirella Freni and Rosanna Carteri sharing the Liùs, before he starred as Raoul in the now legendary revival of Meyerbeer's Gli Ugonotti with Joan Sutherland, Giulietta Simionato, Fiorenza Cossotto, Vladimiro Ganzarolli, Giorgio Tozzi, and Nicolai Ghiaurov. Fiorenza Cossotto was also his Carmen in June at the Venice Teatro La Fenice before Corelli went to the Salzburg Festival to appear in another production which has since become almost mythical, Verdi's Il Trovatore with Leontyne Price, Giulietta Simionato, Ettore Bastianini, and Nicola Zaccaria, produced and conducted by that Maestrissimo, Herbert von Karajan. Just one season in the career of Franco Corelli....