Leyla Gencer Voice Competition 2006

IV. Leyla Gencer Voice Competition

25 - 30 August 2006
 
Stéphane Lissner
Artistic Director and General Manager
Teatro alla Scala
President of the Jury
 
Leyla Gencer
Soprano
 
Gürer Aykal
Honorary Conductor
Borusan Istanbul Philharmonic Orchestra
  
Yekta Kara
Chief Director
Istanbul State Opera and Ballet
 
John M. Mordler
General Manager
Monte-Carlo Opera
  
Vincenzo de Vivo
Artistic Director
Teatro Comunale, Bologna
 
Gianni Tangucci
Artistic Director
Pomeriggi Musicali di Milano Orchestra

FINALE

30 August 2006
Hagia Eirene Museum
 
Borusan Istanbul Philharmonic Orchestra
Gürer Aykal, conductor
 
First Prize
Nino MACHAIDZE, soprano
(Georgia)

Second Prize
Eleonore MARGUERRE, soprano
(Germany)
 
Second Prize
Francesca RUOSPO, soprano
(Italy)
  
Third Prize
Burcu UYAR, soprano
(Turkey)
 



Photos © IFCA / ILGIN ERASLAN, Istanbul

Pictures from the Press Conference
25.08.2006 The Marmara Hotel, Istanbul

Pictures from Semi-Finals

CRR Concert Hall
28.08.2006

Pictures from Gala Evening

Hagia Eirene Museum
30.08.2006

Pictures from the Dinner Party after the Competition 
Terrace of Hotel Armada, Sultanahmet
30.08.2006

CUMHURİYET DAILY NEWSPAPER

2006.04.22
ZEYNEP ORAL
ESİNTİLER
 
Bir bayrak yarışı
 
Birkaç gün önce haberini bu sayfalarda okumuş olmalısınız: Leyla Gencer Şan Yarışması yeniden yapılıyor. Sıradan bir haber değil bu... Şu son yıllarda müzikle, operayla ilgili olarak dünyanın neresine gitsem, uluslararası her platformda aynı soruyla karşılaşıyordum: "Ne oldu Leyla Gencer Şan Yarışması'na? Türkiye neden bu işten vazgeçti?" Gel de anlat şimdi Türkiye'nin hiçbir şeyden vazgeçtiği yok, olsa olsa sponsorlar vazgeçmiştir diye...
 
Dünden bugüne
 
Bir an için gerilere gidelim: Ülkemizdeki kalıcı hizmetlere imzasını atmış müzik adamı Aydın Gün'ün ne zamandır içinde büyüttüğü bir düş vardı: Evrensel kültüre mal olmuş, opera dünyasında bir örnek, bir referans oluşturmuş Leyla Gencer adına uluslararası bir yarışma gerçekleştirmek... Bu düşünü hayata geçirebilmek için amansız bir mücadele verdi Aydın Gün...
Uluslararası Leyla Gencer Şan Yarışması, Aydın Gün'ün önderliğinde Yapı Kredi Bankası bünyesinde gerçekleşti. İlki 1995'te, ikincisi 1997'de, üçüncüsü (deprem nedeniyle bir yıl ertelenerek) 2000'de gerçekleşti. Ve çok büyük ilgi gördü.
Gerek her yıl değişen çok önemli jüri üyeleriyle, gerek katılımcıların niteliğiyle, tüm dikkatleri üzerine çekti. Dünya basınında ve televizyonlarında çok geniş yer aldı.
Ama sonra... Sonra Yapı ve Kredi Bankası, yarışmayı sürdürmekten vazgeçti. Nedenini hiçbir zaman öğrenemedim. Sordum, yanıt alamadım. Sonra Koç Sanat ve Kültür İşleri üstlendi, bütçesi yapıldı, 2002'de yapabiliriz dendi. Sonra onlar da vazgeçti.
Bir ara Kültür Bakanlığı ve Devlet Operaları Genel Müdürlüğü'nün yarışmayı üstlenmesi söz konusuydu ama devamı gelmedi.
Türkiye'nin imajı, Türkiye'nin prestiji deyip durduğumuz yıllar boyunca elimizdeki en değerli uluslararası potansiyel gücü biz devre dışı bırakmıştık.
Dünyaya Türkiye adını bunca onurlu, saygın ve nitelikli biçimde duyuran kaç olay biliyorsunuz siz? Ben, benim bildiklerimi hemen sayıvereyim: Londra'da Kraliyet Akademisi'ndeki "Türkler: 1000 Yıllık Yolculuk" sergisi; Brüksel'de Güzel Sanatlar Akademisi'ndeki "Anadolu'da Kadın" sergisi, Venedik Bienali'ne Türkiye'nin katılımı, İdil Biret'in, Pekinel'lerin, Fazıl Say'ın dünyadaki konserleri... Özetle tümü de sanatsal olaylar...
2003 ve 2004 yılları boyunca, ne oluyor Leyla Gencer Yarışması diye sorup duruyordum. "Kendini kanıtlamış, tepeden tırnağa yüz akıyla kotarılmış bu olayı yok etmek hunharlık, hoyratlık, günah değil de nedir? Kültür (ve Turizm) Bakanı'nın bu konuda ne düşündüğünü doğrusu çok merak ediyorum" diyordum ama yine yanıt alamıyordum...
Bütün bu süreçte, yarışmanın yapılması gerekliliğine sonsuz inanan ve bu amaçla aralıksız didinen, Dışişleri Bakanlığı'nda kültür işlerinden sorumlu Büyükelçi Şule Soysal'ın adını anmadan geçmemeliyim...
 
Mutlu son
 
2005 yılında, bu yarışmanın önemine inanan, kendi misyonlarına denk düştüğünün ayrımına varan Doğuş Grubu ve Garanti Bankası’nın sponsorluğuyla kollar yeniden sıvandı. Dışişleri Bakanlığı’nın desteği ve Borusan’ın katkılarıyla yeniden denildi.
Hem bu kez bana sonsuz heyecan veren baş döndürücü gelişmeler de var bu "yeniden" başlangıçta. Bundan böyle organizasyonu gerçekleştirecek olan İstanbul Kültür ve Sanat Vakfi ile La Scala Tiyatrosu.
Leyla Gencer Şan Yarışması'nın ayrıntılarını nasılsa haberde okumuşsunuzdur. Ayrıntılara ve yarışmaya başvuru formlarına "www.leylagencer.org" adresinden ulaşabileceğinizi anımsatayım.
Bu yarışma, bence Leyla Gencer’e gönül borcumuzu, şükran borcumuzu ödemenin çok ötesinde bir anlam taşıyor ve Leyla Gencer'in "misyonum" dediği düşünce ve eylem biçimiyle örtüşüyor.
Bu misyon, evrensel, çağdaş kültür bayrağını elden ele yarınlara taşımaktan başka bir şey değil… Genç kuşaklara yeni olanaklar tanımak, geleceğin sanatçılarını keşfetmek, onlara yeni yollar açmak, o yolda ilerlemelerini sağlamak ve onları yeryüzünün ortak kültür ve müzik dünyasının bir parçası kılmak... Bugünle yarın arasında, genç sanatçılar aracılığıyla bir köprü kurmak...
 
"Uluslararası Leyla Gencer Şan Yarışması"... Yarışmanın taşıdığı adın onurundan, hepimizin pay çıkarmaya ihtiyacı var...
 
Bu onuru yaygınlaştırdığı ve gelecek kuşaklara taşıdığı için yarışmaya emeği geçen ve geçecek olan herkese şimdiden teşekkür ederim.

ÖZGÜR GÜNDEM DAILY NEWSPAPER                                            

2006.05.02

CUMHURİYET DAILY NEWSPAPER                                            

2006.07.21

MİLLİYET DAILY NEWSPAPER                                            

2006.07.28

MİLLİYET DAILY NEWSPAPER                                            
2006.08.26


MİLLİYET DAILY NEWSPAPER                                            
2006.08.30

MİLLİYET DAILY NEWSPAPER                                            
2006.08.31


ANDANTE MONTHLY MUSIC MAGAZINE                                             
2006 September





MİLLİYET DAILY NEWSPAPER                                            
2006.09.01


CORRIERE DELLA SERA                                          
2006.09.03

CUMHURİYET DAILY NEWSPAPER

2006.09.04
ZEYNEP ORAL

Leyla Gencer Şan Yarışması Sona Erdi... Sahnede Sevinç Gözyaşları…

Önceki akşam… Aya İrini Müzesi ağzına dek dolu… Tam ortalarda bir yerde birkaç sıra koltuk kaldırılmış, üzeri kırmızı örtüyle kaplanmış uzun bir masa… Dinleyicilerin ortasına saplanmış jüri masası, akustiğin en iyi olduğu yere yerleştirilmiş…
Uluslararası jüri yerini aldı. Sahneden jüri üyeleri tek tek tanıtılıyor ve işte sonuncu anons: “…Ve Leyla Gencer!”

O anda tüm salon ayağa kalkıyor, alkışlamaya başlıyor. Hayır, o tüm öteki üyeler gibi yerini önceden almamıştı. Sahneye ya da bir mabede girermiş gibi salona “entré”sini en görkemli biçimde yapıyor. İKSV genel Müdürü Görgün Taner’in kolunda, sağa sola selam vererek, her zamanki kraliçe “Diva” tavrıyla, seyircilerin arasından boydan boya geçerek, ayakta alkışlar refakatinde masadaki yerini alıyor. Bütün o coşkulu alkışların, yalnız şimdi karşılarında gördükleri “Diva”ya değil, onun tüm birikimine, evrensel ve çağdaş kültürün bir parçası olmasına yöneldiğinin herkes bilincinde…

Zor seçim

4. Uluslararası Leyla Gencer Şan Yarışması, Final gecesi işte bu “teatral” sahneyle başladı… Ve ondan sonra üç saat boyunca, heyecan dozu hiç düşmeyen, ritmi, temposu, coşkusu, kalitesi hiç azalmayan, duyarlı anların birbirini izlediği bir yarışma yaşandı.

Sahnede Gürer Aykal yönetimindeki Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası eşliğinde yedi yarışmacı, bir mezzo-soprano, altı soprano, yaşamlarının baharında, mesleklerinin baharında, yedi çiçek, yedi güvercin, yedi elmas, yedi bir içim su, birer aryayla biz ölümlü dinleyicileri kanatlandırıyor. (İki gün önce Evin İlyasoğlu, finalistleri bu sayfada tanıtmıştı, yinelemiyorum.)
Yedisini de dinledikten sonra jüri karar vermek için bir odaya çekiliyor. Yarım saatlik ara demişlerdi, oysa yarım saati çoktan geçti jüriden ses yok. Millet tahminlerini yarıştırıyor: Alman yarı finalde daha iyiydi, Gürcü harika, iki İtalyan’dan o mu yoksa bu mu, birinin ses hacmi muhteşem, ötekinin tekniği, üç Türk de birbirinden müthiş … Biz dilediğimiz kadar tahminde bulunalım, jüri ortada yok.
Bir saat sonra jüri yeniden yerini aldı. Jüri Başkanı La Scala’nın Genel Müdürü ve Sanat Yönetmeni Stephane Lissner sahnede.
Önce ilk kez geldiği İstanbul’a âşık olduğunu, bu kentte şiir, müzik ve kültüre verilen önemden nasıl etkilendiğini anlatıyor. Bu çok prestijli yarışmayla İstanbul’un çok kültürlülüğünün örtüştüğünü söylüyor. (Haydi sonuçları açıklasın artık!) Sonra Leyla Gencer’e duyduğu hayranlığı anlatıyor; Gencer ‘in Scala Ailesinden olmasıyla duyduğu onuru anlatıyor. Tüm yaptıkları için ona teşekkür ediyor… (Haydi, sonuçlar!) Jürinin seçim yapmakta çok zorlandığını, yarışmanın çok yüksek nitelikli olduğunu, tüm yarışmacıların yetenek, üstün performans ve büyük disipline sahip olduğunu vurguluyor.
Ve sonuçlar: 1. Ödülü: Nino Machaidze. (Gürcistan. 1983 doğumlu) 2. Ödülü iki kişiye paylaştırılıyor: Francesca Ruospo (İtalya.1985) ve Eleonore Marguerre (Almanya 1978) ve 3. Ödülü Burcu Uyar (Türkiye, 1978.)
Artık sahnede sevinç gözyaşları var. Nino Machaidze “inanamıyorum, inanamıyorum” diye sayıklıyor. Ama sonra onunla konuştuğumda, bugüne dek girdiği üç yarışmada birincilik ödülü (ilkini 17 yaşında) aldığını öğreniyorum. Bir yıldır Scala Akademisinde çalışıyor.
Burcu Uyar’ı, Fazıl Say’ın “Metin Altınok Oratoryosundan, İzmir ve Ankara Devlet Operaları temsillerinden tanıyor olabilirsiniz. O çoktan yurtdışına, Paris, Avignon, Marsilya operalarına kanatlanmış bile…
Kazananları kutlarken, dereceye giremeyenlere, yaşamın yarışmalardan ve sınavlardan ibaret olmadığını anımsatmak istiyorum. Kapanan her kapının ardından yeni kapıları zorlamak için inançlarını, güçlerini ve umutlarını yitirmemelerini diliyorum.

Leyla Gencer’den mesaj:

Yarışma sonrasında Leyla Gencer’le uzun uzun konuşuyoruz. Söylediklerinden altını çizdiklerim şöyle:

-Bu yılki yarışmanın kalitesi çok yüksekti. Önceki yarışmalara göre hem ses hem teknik bakımdan büyük gelişme vardı. Bu gelişmenin ülkemizde de sürmesini dilerim.
-Türkiye’den tek isteğim var: İçine kapanmasın. Dış dünyaya açılsın. Müzik dünyasında bu, esaslı, usta hocalar getirtmekle olur.

Gençlerin ufkunu açmak için bu şart.

-Tüm gençlere önerilerim: Yarışmalara girin. Yarışmaya katılmak bile önemlidir. Ses güzelliği yetmez. Söyleme tarzı yani stil, teknik, çok çalışmak ve müzik bilgisini arttırmak, müzik kültürüyle haşır neşir olmak da çok önemli. Yani iki arya ezberlemekle olacak şey değil.

-Yeryüzündeki insanlar ve dünyamız savaşlardan, terörden, cinayet, işkence, entrika ve köktendincilikten bıktı. Her insanın güzelliğe, iyiliğe, iyi olmaya ihtiyacı var. Bu manevi ihtiyacı karşılamada sanatın, kültürün, müziğin önemi sonsuz. Ölünceye kadar bu duyguları, düşünceleri yaymaya, misyonumu sürdürmeye devam edeceğim…



Excerpt (Nino Machaidze)            
Nino Machaidze soprano (Giorgia)
Massenet Je marche sur tous les chemins .. Obeissons Manon