RECITAL
S/S SAMSUN CRUISE SHIP
1954 April
 
İSTANBUL / NAPOLİ / İSTANBUL

Leyla Gencer soprano

Unknown piano

Leyla gencer sung Italian Song Santa Lucia and two operatic arias in her small recital.

 

S/S Samsun


Built by S.A. Ansaldo in Genoa, Italy.

Completed 1951.
Tonnage 6,543 GRT & 2,830 Dead Weight.
Length 433ft - 132m.
Width 57ft - 17.37m.
Draught 18.9ft - 5.76m.
Engines Steam - D.R. Geared Turbines.
Screws Twin.
Speed 16.6 Service, 18 max.
Passengers 96 First, 116 Second and 252 Third Class.
After refit 25 Deluxe, 71 First Class, 320 to 330 Tourist Class.
Partial Air-conditioning

http://ssmaritime.com/Iskenderun-Samsun.htm



↑ Leyla Gencer with Italin actor Yvonne Sanson and captain of the cruise Adnan Ülgezen (Napoli Port)

VATAN DAILY NEWSPAPER                                        

1954.04.08    

Yıldızlar arasında bir vapur yolculuğu

 
Sıra Leyla Gencer’e gelmişti. Billur sesi perde perde yükselince herkesi adeta büyüledi.

YAZAN: Yılmaz ÇETİNER

Akdeniz’in mavi dalgalarında beyaz köpükler bırakarak ilerleyen Samsun vapuru, tam üç gün üç gece sanki bir neşe kaynağı idi. İtalya’da büyük muvaffakiyetler kazanan kıymetli sanatkârımız Leyla Gençer, Gazeteciler Cemiyetinin davetlisi olarak gelen İtalya’nın dört meşhur artisti ve nihayet Samsun vapurunun süvarisi Adnan Ülgezen bu müstesna üç günün başlıca unsurlarıydılar. Zaman zaman Samsun vapurunu bir fındık kabuğu gibi fırlatan azgın dalgalar bile bu neşe fırtınasına set çekemiyor, hiçbir gece toplantısı tehire uğramıyordu. Bu arada gemideki intizamı temin eden servisleri en ufak bir şekilde bile olsa aksatmayan personelin çalışmalarını da unutmamak lazım.

Tesadüf neticesi olarak bu neşe kaynağına katılmış bir gazeteciye de elbette yazacak mevzular çıkacaktı. Ben de size alabildiğim notları kısaca bildiriyorum.
Napoli rıhtımına yanaşmış olan koskoca Amerikan ve İtalyan transatlantiklerinin yanında Samsunumuz da gene bir gelin gibi duruyordu. Evet, bütün meraklı gözlerde her şey den ziyade onun üzerine, beyaz Samsunsa çevrilmişti. Üzerinde yürüyen dört kıvrak artisttin etrafını gazeteciler sarmıştı.
Gazeteci her yerde aynıdır. İtalyan foto muhabirleri de resim çekmeye bir türlü doyamıyorlar. Esasen alışkın olan artistlerine çeşit çeşit pozlar verdiriyorlardı. Bu arada Süvari Adnan Ülgezeri de bırakmadılar.
Samsun vapurunun o güzel rahat salonlarında her milletten insan samimi bir şekil de konuşuyor, hoş vakit geçirmeğe çalışıyordu. Akşam oldu mu. hafifçe söndürülen ışıklar, değme İstanbul kabarelerinde bulunmayan küçük, neşeli, eski Ankara vapurunun orkestrası ve dans, havayı büsbütün samimileştiriyordu. Her millet ten insan, bu arada ne marifeti varsa ortaya döktü.
Sıra bize gelmişti. Onların anlayabileceği onların teshir olacağı bizim iftihar edeceğimiz neyimiz vardı. Aynı şeyi, aynı anda düşünen bütün başlar kıymetli sanatkârımız Leyla Gençer'e çevrildi. Ondan bir şeyler bekliyorduk. Yorgun olmasına rağmen kıymetli sopranomuz ricamızı reddetmeyerek billur sesini perde perde yükseltti ve salonda bulunanları adeta büyüledi. Santa Lucia ve ve söylediği bir iki arya Leyla Gençer'in sesiyle beraber eminim ki dinleyenlerin senelerce hafızasından silinmeyecek.
Samsun'un nefis yemeklerinden sonra vapurun salonunda oturuyoruz. Sempatik kaptanımız yolcuların hatırını soruyor. Herkes ile ayrı ayrı meşgul oluyordu. Kızıl saçları dalga dalga, kendinden emin adımlarla şöhretli yıldız Yvonne Sanson içeriye girdi. Her haliyle hakikaten gözleri üzerine çekiyordu. Bizim köşeye doğru yaklaşan yıldız, kaptan Adnan Ülgezer'e teşekkür ile size başlayıp dedi ki: Benim annem de Türkiye’de doğmuş. Türklere karşı sempatim vardır. Fakat vapurunuzda bu bir kat daha arttı. Gösterdiğiniz alaka personelinizin nezaketi unutulamaz. Misafirimizin memnuniyeti pek tabii ki bizi ziyadesiyle memnun etti.
Türk sularından içeriye girdiğimiz zaman vatana hasret çekenlerin gözleri büsbütün parlamaya başlamıştı. Orkestra hepimizi büsbütün tahrik eden «Kâtibim» çalarak kendisine iştirak ettiriyordu. Vapurdaki bütün eğlencelerin organizatörü John Caovki bir dakika boş durmuyor herkese dakikalarını zevk ve neşe içinde geçirmeleri için çalışıyordu.
Bu sıralarda şiddetini arttıran fırtına salonun epeyce tenhalaşmasına sebep oldu. İtalyan artistlerinden yalnız Lia Di Leo ve Irene Genna'yı deniz tutmadı. Dalgaların en fazla tesir ettiği artist Yvonne Sanson'du. Meraklı gözler, vapur sallandığı müddetçe kızıl saçlı Sanson'u göremediler. Ancak yolculuğun son gününde vapurun en üst güvertesinde şezlonga uzanmış yatan Yvonne Sanson vapurdaki hayranlarına kendini gösterebildi.
Saatlerce süren bir mücadeleden sonra, denize karşı zafer elde eden Samsun vapuru Boğazdan içeriye girdikten sonra sükûnete kavuşmuştu. İçindeki bizler de, karşımızda gördüğümüz İstanbul'un güzel siluetiyle huzura kavuşmuştuk.